YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18894
KARAR NO : 2015/21424
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
…..
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yaşı itibarıyla görüşlerini oluşturma yeteneğine ulaşmış küçük Kübranur’un velayetinin, velayet görevini yerine getiremeyeceği ispatlanamayan davacı babaya verilmesini istediği ve mahkemece bu yönde hüküm verildiğinin anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalının müşterek çocuklarla yeterince ilgilenmediği ve ….. babasının yanına geldiği, müşterek çocuk Kübranur’un samimi görülen ve kardeşleri ile davacı baba yanında kalmak istediği yönündeki beyanı da nazara alınarak, boşanma ile birlikte velayetleri davalı anneye verilen müşterek çocukların velayetlerinin, davalıdan kaldırılarak davacı babaya verilmesine karar verilmiştir.
Velayet kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Müşterek çocuklar Beyzanur ve Polatcan da yaşları nedeniyle idrak çağındadırlar. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır. Yaşları itibarıyla görüşlerini
…/…
oluşturma yeteneğine ulaşmış çocuklar … ve ….. davalı anne ile yaşamak istediklerini beyan etmişlerdir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı annenin velayet görevini gereği gibi yerine getiremeyeceği, müşterek çocukları ihmal ve istismar ettiği, çocukların bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan gelişimlerini tehlikeye soktuğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle, müşterek çocuklar …. ve ….. velayet konusundaki görüşlerine itibar edilerek, bu çocuklar yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken, bu yönler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.11.2015 (Pzt.)
….