Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4324 E. 2015/6096 K. 29.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4324
KARAR NO : 2015/6096
KARAR TARİHİ : 29.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/01/2014 tarih ve 2010/259-2014/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından …- …’da yapılması planlanan butik otele ait mimari projenin müvekkili şirketçe üstlenilmesinin talep edildiğini, bunun üzerine müvekkili ile davalılar arasında görüşmeler yapıldığını, yapılan toplantılarda davalılara proje sunulduğunu ayrıca, dava dışı 3. kişilerden mimari projeyle bağlantılı hizmetlerden yararlanılarak fikri mülkiyet anlamında değer içeren değerlendirmelerin de davalılarla paylaşıldığını, anılan toplantılarda proje çalışmasının davalılara sunulduğunu, davalıların mimari projeyi kullanmayacaklarını beyan etmelerine rağmen projeyi başka bir mimar aracılığıyla kullandıklarını ve arazide müvekkili tarafından hazırlanan mimari projeye önemli ölçüde benzeyen ve alıntı şeklinde de adlandırılabilecek bir yapılaşma olduğu bilgisine ulaştıklarını, müvekkilli tarafından hazırlanan mimari proje ve yine müvekkili tarafından dava dışı 3. kişilere hazırlatılan statik proje, grafik çizimleri ve benzeri çalışmaların, davalılar tarafından herhangi bir ücret ödenmeksizin ve müvekkilin izni olmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, davalılara ait butik otelde müvekkilinin projesi esas alınarak sürdürülen inşaata ilişkin tecavüzün durudurulması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 11.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yaptığı, hazırladığı projenin otelin onaylı mimari projesinin aynısı, kopyası olmadığı, davacı tanıklarının davalılar için proje hazırlandığını, görüşmeler yapıldığını beyan ettikleri fakat bu projenin davalılara teslimi hususunda bilgi sahibi olmadıkları, davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmadığının sorulduğu ve davacı tarafça yemin teklifinde de bulunulmadığı bu itibarla, davacı işi teslim ettiği hususunu ispatlayamadığından otelin işleteni ve tapu maliki olan davalı …’a karşı açılan davanın reddine, diğer davalıların ise otelin kurulu olduğu taşınmazda malik ve oteli işleten kişiler olmadıklarından sözleşmeye taraf olmalarının da mümkün olmadığı gerekçesiyle, bu davalılar aleyhine açılan davanın da husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında mimari projenin izinsiz çoğaltılmasından kaynaklanan mali haklara tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, anılan Yasa’nın 76. maddesi uyarınca bu Kanun’dan kaynaklanan davalarda ihtisas mahkemesi görevlidir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmayan yerlerde, asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesinin, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin görevlendirildiği, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı belirlenmiş olup, bu durumda anılan HSYK kararı uyarınca … ilçesinin bağlı bulunduğu Adalet Komisyonu olan … Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevli ve yetkili olduğu gözetilmeksizin, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.