Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/7120 E. 2018/2057 K. 13.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7120
KARAR NO : 2018/2057
KARAR TARİHİ : 13.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdur hakkında, ….Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25/06/2014 tarihli raporunda; mağdurda meydana gelen yaralanmanın “Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu”, aynı kurum tarafından tanzim olunan 28/11/2014 tarihli raporda; “Kişinin yüz sınırları içerisindeki yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu”nun belirtildiği, mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de,
c) Sanığın mağduru yaralaması sonucunda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki “yüzde sabit iz”in adli tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit bir tıbbi müdahale ile giderilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilerek, temel cezanın tespitinde 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanması gerekirken, hatalı şekilde TCK’nin 86/2. maddesinin uygulanması,
d) Sanık hakkında uygulama yapılırken yaralamanın niteliğine göre temel cezanın belirlenmesi, ardından arttırım maddeleri olan TCK’nin 87/1-c, 87/1-son hükümlerinin ayrı ayrı, denetime imkan verecek şekilde uygulanması gerekirken; mağdurda meydana gelen yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğundan bahisle, 87/1-c hükmü gereği bir kat arttırılan cezanın doğrudan 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle, BOZULMASINA; 13.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.