YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7427
KARAR NO : 2018/2479
KARAR TARİHİ : 19.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’ın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren suçtan yargılanan sanık …’ın istinabe yoluyla dinlenemeyeceği, mutlaka duruşmaya çağrılıp dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
2) Adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespit edilebilmesi için muayenenin olaydan en az 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, katılan … hakkında yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğuna dair 06.11.2014 tarihli raporun ise olay tarihinin üzerinden 6 ay geçmeden katılanın yapılan muayenesi sonucu düzenlendiği anlaşılmakla, muayene süresi yönünden adli tıp kriterlerine uygun olmayan ve bu konuda uzman plastik cerrah veya adli tıp uzmanı yerine genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Katılan sanıklar …. ve… arasında trafikte başlayan tartışmanın, katılan sanık …’ın katılan sanık …’ı takip edip, aracının önüne geçip durdurması ile devam ettiği, taraflar arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılan sanık …’ın katılan sanık …’ı bıçakla, katılan sanık …’ın ise katılan sanık …’ı yüzüne yumruk atmak suretiyle yaraladığı olayda; tarafların olayın başlangıcına ve gelişimine ilişkin farklı anlatımlarının bulunması ve bu hususta tanık anlatımının bulunmaması karşısında, ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilemediği, dolayısıyla katılan sanık … hakkında meşru müdafaa hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, eyleminin haksız tahrik altında kasten basit yaralama suçunu oluşturduğu ve
bu suçun uzlaştırma kapsamında olduğu, ancak soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işleminin uygulanmadığı anlaşılmakla, sanık … ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
4) Taraflar arasında yaşanan kavga olayında, ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, sanık … hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanık …’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.