YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8845
KARAR NO : 2018/3100
KARAR TARİHİ : 26.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılana sanığa ait fotoğraflar gösterilerek 27.05.2013 tarihli savcılık ifadesi alındığından, tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine, katılanın beyanı ve tanık anlatımlarına göre katılanın kalabalık grup tarafından darp edildiği yerin D-400 karayolu alt geçidi olduğu anlaşılmakla, otele ait kamera kayıtlarının olay anına ilişkin görüntü içermeyeceğinden ve sanık ile müdafii tarafından tanık olarak bildirilen kimse bulunmadığından savunma tanıklarının dinlenmediğine ilişkin tebliğnamenin (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Katılanın kollukta alınan beyanında sadece kalabalık bir grubun kendisine sopa ve bıçaklarla saldırdığını belirttiği ve kendisini bıçak ile yaralayan kişinin eşgal bilgilerini verdiği, sanığa ait fotoğraflar gösterilerek alınan 27.05.2013 tarihli savcılık ifadesinde ise, sanığın elinde silah olduğunu, ancak bu silahı kendisine doğrultmadığını, sadece adamlarına kendisini dövmeleri için talimat verdiğini, bıçak ile yaralayan kişinin kim olduğunu bilmediğini beyan ettiği, ancak katılanın yargılama aşamasında alınan beyanında sanığın ve adamlarının kendisini darp ettiğini belirttiği anlaşılmakla, katılanın aşamalarda alınan beyanları arasındaki çelişki giderilerek ve sanığın katılana yönelik doğrudan yaralama eyleminin bulunup bulunmadığı ya da sadece yaralama eylemini gerçekleştiren çalışanlarına bu konuda talimat verip vermediği ve yaralama eylemini gerçekleştiren kişilerin eylemlerine ne şekilde iştirak ettiği hususları açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.