YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22763
KARAR NO : 2015/26565
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02/06/2015 tarih, 2015/4424-15301 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan çeke dayanan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde keşideci borçlu … Ltd. Şti., takip konusu senetteki imzanın şirket yetkilisi …’a ait olmadığını ileri sürerek imzaya itiraz etmiş, mahkemece, imza itirazının kabulü ile borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmiştir.Somut olayda, 25.8.2011 keşide tarihli çeke dayalı olarak yapılan takipte, muteriz borçlu şirketi temsilen yetkilisi … tarafından, … 1. Noterliği’nin 07.9.2007 tarih ve 21733 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile …, … ve …’a münferiden imza yetkisi ile çek düzenlemeyi de içeren vekaletname verildiği, bu vekaletnamenin … yönünden … 6. Noterliği’nin 21.4.2009 tarih ve 8127 yevmiye numaralı azilnamesiyle geri alındığı, mahkemece çekteki keşideci imzası üzerinde şirket yetkilisi olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan … ve adı geçen tarafından verilen vekalet ile şirket adına çek düzenleme yetkisi bulunan … ve … yönünden imza incelemesi yaptırılarak imzanın adı geçenlere ait olmadığının tespit edildiği ancak diğer yetkili … yönünden, çekin keşide tarihinde azledilmiş olması ve bu azlin muhatap banka olan … Bankası’na bildirilmiş olması nedeniyle şirket adına çek imzalama yetkisi olmadığından … yönünden imza incelemesi yapılmasına gerek duyulmadan borçlunun imza itirazının kabulüne karar verildiği görülmektedir.Çekin keşide tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nun ticaret sicilinde tescil ve ilanın 3. kişilere etkisini düzenleyen 36. maddesinin son fıkrasına göre, tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.Her ne kadar mahkemece, vekil … yönünden, keşide tarihi itibariyle azledilmiş olması ve bu hususun muhatap bankaca bilinmesi nedeniyle imzasının borçlu şirketi bağlamayacağı belirtilmiş ise de; TTK’nun 36/son maddesi gereğince, azilname ticaret sicilde tescil ve ilan edilmediği sürece 3. kişi yönünden sonuç doğurmaz.Bu durumda mahkemece, … hakkındaki 21.4.2009 tarihli azilnamenin ticaret sicilde ilan edilip edilmediğinin araştırılarak, ilan edilmemiş yada keşide tarihinden sonra ilan edilmiş ise, adı geçen yönünden de imza incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından, onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 02.6.2015 tarih ve 2015/4424 E.-2015/15301 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.