Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/6948 E. 2018/1534 K. 21.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6948
KARAR NO : 2018/1534
KARAR TARİHİ : 21.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Sanığın 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte faturalar düzenleyerek komisyon karşılığı ticaretini yaptığının iddia ve kabul olunduğu davada; sanığın suçlamaları kabul etmemesi ve suça konu faturaların dosya kapsamında bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti açısından; her takvim yılı için suça konu fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip, dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, 213 sayılı Yasanın 227. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme de gözetilip, aynı yasanın 230. maddesinde öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi; suça konu faturaları kullanan şirket veya kişilerin tespiti ile bu şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığının ve kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları kullanan şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre;
a) Her takvim yılında işlenen suçların kendi içinde zincirleme suç oluşturduğu ve TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.