YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/940
KARAR NO : 2018/1986
KARAR TARİHİ : 13.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Dairemizin 12.12.2017 tarih ve 2017/4382 Esas – 2017/16451 Karar sayılı onama ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19.01.2018 tarih KD-2015/38005 sayılı itiraznamesi ile;
Sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında suçlamaları kabul etmediğini, mağdurları ve sanık…’ı tanımadığını, aracıyla gelirken kavgayı görüp otosunu hareket ettiremeyince otosundan inerek kalabalık içerisinden kaçtığı, otosunu olay yerinde bıraktığını, kavga yapan şahısları tanımadığını ifade etmesi, mağdurlar ….. ve …’ın sanık …’un kendilerini yaraladığına veya kavgaya katıldığına yönelik olarak hiçbir iddia, teşhis ve şikayetlerinin bulunmaması, sanık … ile birlikte mağdurları yaralamak suçlarından mahkumiyetine karar verilen temyiz dışı sanık …..’ın soruşturma sırasında verdiği ifadesinde sanık …’dan bahsetmemesi, bu sanığın mahkemedeki ifadesinde mağdurlara yönelik suçlamayı kabul etmediği halde mağdurların sanık …’le tartıştıklarını ve kavga ettiklerini ifade etmesi, sanık … hakkındaki sanık…’ın atfı cürüm niteliğindeki daha önceki beyanıyla çelişkili bu ifadesinden başka sanık hakkında mahkumiyetini gerektirir hiçbir delilin bulunmaması, olay yerindeki sanık …’e ait …..plakalı …. model beyaz renkli …. marka aracın zarar görmüş olmasının sanık …’in mağdurlara yönelik yaralama suçlarının delili olarak kabul edilemeyeceği, soruşturma sırasında aracının zarar görmesi sebebiyle müşteki sıfatıyla beyanı tespit edilen sanık …’in kavgaya katılması durumunda sanık… gibi mağdur sanıklar … ve … tarafından yaralanmasına ilişkin bir rapor olması gerektiği halde, bu yönde de bir delilin bulunmadığı göz önüne alındığında, sanığın mağdurlara yönelik kasten yaralama suçuna iştirak ettiğine dair yeterli deliller bulunmadığından, sanığın mağdurlara yönelik kasten yaralama suçlarından CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmesi talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 12.12.2017 tarih ve 2017/4382 Esas – 2017/16451 Karar sayılı, sanık hakkında mağdurlara yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına dair kararın KALDIRILMASINA,
Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, mağdurların sanık …’un kendilerini yaraladığına veya kavgaya katıldığına yönelik olarak hiçbir iddia, teşhis ve şikayetlerinin bulunmaması ve temyiz dışı sanık…’ın soruşturma sırasında verdiği ifadesinde sanık …’dan bahsetmemesi, bu sanığın mahkemedeki ifadesinde mağdurlara yönelik suçlamayı kabul etmediği halde mağdurların sanık …’le tartıştıklarını ve kavga ettiklerini ifade etmesi, sanık … hakkındaki sanık…’ın atfı cürüm niteliğindeki daha önceki beyanıyla çelişkili bu ifadesinden başka sanık hakkında mahkumiyetini gerektirir hiçbir delilin bulunmaması, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
b) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında TCK’nin 53. maddesinin yeninden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.