YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7716
KARAR NO : 2018/2495
KARAR TARİHİ : 19.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;O yer Cumhuriyet savcısının 29.12.2014 tarihli hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde yazılı bir aylık süre geçtikten sonra 06.02.2015 tarihinde temyiz etmesine göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı CMK’nin 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın ruhsatsız tabanca ile birden fazla kez ateş ederek katılanı hem hayati fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına, hem de duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık …’ın katılan … ile birlikte çalıştığı iş yerinden çıkartılması ve işten çıkartılmasında katılanın etkisinin olduğunu düşünmesi nedeniyle, sanık ile katılan arasında husumet bulunduğu, olay günü tesadüfen tanık …’e ait iş yerinde karşılaşan taraflar arasında iş yeri içerisinde başlayan tartışmanın, iş yeri dışında da devam ettiği ve sanık …’ın ruhsatsız tabancası ile birden fazla kez ateş ederek katılanı kasten yaraladığı olayda; olayın başlangıcına ilişkin tarafların farklı anlatımlarının bulunmaması, tanık anlatımlarının ve görüntü kayıtlarının da bu hususta yeterli olmaması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (1/2) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.