YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/838
KARAR NO : 2015/6102
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2013/189-2014/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”…” markası ile 2003/… no’lu 18, 24, 25. sınıflarda, 2007/… no’lu 23, 40. sınıflarda, 2007/… no’lu 35. sınıfta, ‘…” markası ile 2008/… no’lu 18, 23, 24, 25, 35, 40. sınıflarda … nezdinde tescillerinin olduğunu, davalının müvekkilinin izni olmasızın marka tabelaları ile görsellerini kullandığını ve müvekkilinin tanınmış markalarından haksız şekilde faydalandığını, müvekkilinin tescilli markasını iş yerinin tabela ve sair tanıtım işaretlerinde 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi ile dürüstlük kuralına aykırı şekilde markasal olarak kullandığını, bunun delil tespiti dosyasında da tespit edildiğini , davalının eylemlerinin markanın itibarını zedeleyici nitelikte olduğunu zira, davalının kendisine ait iş yerinde taklit ürün satarak müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek, müvekkilinin tescilli markası ve aynı zamanda ticaret unvanı olan ”…” ve ”…” markalarına ve unvanına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i ile 2000 TL maddi, 8.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar, müvekkillerine ait mağazada poşet, kartvizit, fiş, fatura veya diğer herhangi bir ticari objede ”…” isminin kullanılmadığını, anılan ibarenin tabela olarak kullanılmadığı, mağazanın içinde ”…” etiketine sahip kumaşlardan imal edilmiş ceket ve takım elbiselerin yer aldığı, ibarenin mağaza vitrin camına sticker olarak yerleştirildiği, kullanımın ortalama tüketici nezdinde ”…” yetkili bayii olduğu izlenimini yaratacak boyutta olmadığı, tescilli markaları içeren basılı malzemelere de rastlanmadığının tespit edildiğini, yapılan tespit sonrasında da davacı markasını taşıyan hiçbir ürün alımı yapmadıklarını, müvekkilinin dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ilk tespit raporu dikkate alındığında ”…” markasını ”…” ibaresini ön plana çıkaracak şekilde kullandığı, söz konusu kullanımın “…” yetkili bayii olacak boyutta olduğu, KHK’nın 12. maddesinde belirtilen iş yerinde “…” ürünlerinin satıldığını gösterecek boyutun aşıldığı ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden tecavüzün tespitine, başkasına ait işaretin izinsiz olarak kullanılması aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespitine ancak, tecavüzün men’i yönünden davalının ”…” ibaresini iş yerindeki tabelalarda küçültmek suretiyle giriş yerindeki camekanın altında küçük puntolarla ”…” ürünlerinin satıldığına yönelik bir kullanımda bulunduğu ve dava açıldıktan sonra kullanımın bu şekle dönüştürüldüğü, bu kullanımın KHK’nın 12. maddesi uyarınca dürüst bir kullanım olup, tecavüz ve haksız rekabetin men’i yönünden dava konusuz kaldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, lisans bedeline dayalı tazminatın hesaplanması mümkün olmadığından davacının markasının kullanma şekli, markanın tanınmışlığı, BK hükümleri dikkate alınarak 2.000 TL olarak talep edilen tazminatın yerinde görüldüğü yine, markanın izinsiz olarak yetkili bayii imajı verecek şekilde kullanılması, markanın tanınmışlığı, kullanım şekli, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gereği 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, tecavüz sona ermiş olduğundan hükmün ilanı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın açılmasından sonraki kullanımın işbu dava konusu olmayıp ancak yeni bir davanın konusunu oluşturacak olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı marka hakkı ve ticaret unvanına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, maddi- manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece dava devam ederken davalının uyuşmazlık konusu kullanımına son vermesi nedeniyle tecavüzün men’ine yönelik davanın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, her dava açıldığı tarihteki hukuki durumuna göre çözümlenmelidir. Mahkemece davalının dava öncesi kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle tecavüz ve haksız rekabetin tespitine hükmedildiğine göre aynı zamanda bu eylemin men’ine dair hüküm verilmesini ve bu cümleden olmak üzere, 556 sayılı KHK’nın 61. maddesi uyarınca muhtemel tecavüzlerin önlenmesini istemekte de davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine de karar verilmesi gerekirken tespit kararı ile yetinilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 418,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Şirket’ten alınmasına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.