Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/14377 E. 2013/7090 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14377
KARAR NO : 2013/7090
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliyeden, hor kullanımdan ve tamirat süresinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.03.2004 tarihinden beri kiracı olup, en son 01.03.2009 tarihinde 2 yıl süreli sözleşme yapıldığını, davalının 30.04.2011 tarihinde taşınmazı boşalttığını, yapılan tespitte 18.599,57 TL hasar belirlendiğini, söz konusu hasarın onarım süresinin bir ay olduğunu, ayrıca yeniden kiraya verilebilmesi için makul süre kirasının da tahsili gerektiğini belirterek, hor kullanım nedeniyle 18.599,57 TL, tamirat ve yeniden kiraya verilebilmesi için geçecek süre için şimdilik 1.000,00 TL ve tespit masrafı olarak 371,00 TL olmak üzere toplam 19.970,57 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, kira tazminatına ilişkin talebini 10.08.2011 tarihli dilekçesi ile iki aylık makul süre ve 1 aylık tamirat süresi olmak üzere 16.500,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ise, sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğunu, hor kullanımın söz konusu olmadığını, kiralanana iyileştirmeler yapıldığını, talep edilen tutarların fahiş oluğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile hor kullanım için 16.473,63 TL, iki aylık yeniden kiralama süresi için aylık 5.500,00 TL den 11.000,00 TL, 23 günlük onarım süresi için 4.216,66 TL ile tespit masrafı olarak 371,00 TL olmak üzere toplam 32.061,29 TL nin tahsiline karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Temyiz eden davalının hükmedilen makul süre kirasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 01.03.2009 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 2.maddesinde, “…kiracının herhangi bir sebep olmaksızın ve herhangi bir tarihte 1 ay öncesinden kiralayana yazılı olarak fesih ihbarında bulunmak suretiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği” düzenlemesine yer verilmiştir. Tarafların özgür iradeleri ile kararlaştırılan bu koşul geçerli olup, tarafları bağlar. Mahkemece her ne kadar kiralananın 2 aylık sürede yeniden kiralanabileceğinden bahisle iki aylık makul süre kirasına hükmedilmiş ise de, esasen davalı
kiracı tarafından sözleşmenin 2.maddesi uyarınca 07.04.2011 tarihinde keşide edilen ancak tebliğ tarihi dosya kapsamından anlaşılamayan ihtarname ile taşınmazın 30.04.2011 tarihinde tahliye edileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Gönderilen ihtarnamenin keşide tarihi ile tahliye edileceğinin bildirildiği tarih arasında 1 aylık süreden daha az bir zaman olsa da, sözleşmenin 2.maddesindeki düzenleme karşısında davacı tarafından istenilebilecek makul süre kirasının ancak ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 1 ay ile sınırlı olacağının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece öncelikle davalı kiracı tarafından 07.04.2011 tarihinde keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihinin belirlenerek, söz konusu tarihten itibaren bir aylık kira istenebileceği gözetilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile iki aylık makul süre kirasına hükmedilmesi doğru değildir.
3-Davalının hor kullanma tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece her ne kadar 16.473,63 TL hor kullanım tazminatına hükmedilmiş ise de, bu konuda yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle konusunda uzman bilirkişiden söz konusu hasarların hor kullanım sonucunda mı, yoksa normal kullanım sonucunda mı oluştuğunun tespiti için ayrıntılı rapor alınarak normal kullanım sonucunda oluşacak hasar miktarının toplam alacaktan indirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.