Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2017/4628 E. 2018/282 K. 22.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4628
KARAR NO : 2018/282
KARAR TARİHİ : 22.01.2018

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 05.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen karar, Dairemiz 19.04.2016 tarih 2014/25505 E. – 2016/6100 K. sayılı kararıyla “Dava, 05.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi uyarınca davalılardan teselsülen tahsili istemine ilişkindir.
Sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporuyla ulaşılan sonuçlar, rücu davasında bağlayıcı nitelikte bulunmamakta; 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi çerçevesinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı irdeleme içermesi halinde, güçlü delil olarak kabul edilebilmektedir.
Mahkemece; kusur raporu alınmaksızın, hak sahiplerinin açtığı … 1. İş Mahkemesinin 2008/788 Esas ve 2012/906 Karar sayılı tazminat davasında 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararı çerçevesinde, davalının işveren sıfatı ve kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tazminat davalarının akıbetli araştırılarak, zararlandırıcı sigorta olayında davalının ve dava dışı kişilerin işverenlik sıfatları ile kusur oran ve aidiyetleri konusunda, kazanın meydana geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşan uygun kusur raporu alınması ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıda yapılan maddi ve hukuki olgulara göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda, kusur raporu alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Uyulan bozma ilamı sonrası alınan kusur bilirkişi raporunda; davalı …’in kusurunun olmadığı, dava dışı işveren …’ın olayda % 90 oranında kusurlu olduğu, kazalı işçi Yüksel Bekdaş’ın % 10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan 17.04.2012 tarihli kusur bilirkişi raporunda, davalıya; kuyuya enerji sağlayan elektrik iletim sisteminin uygun ve risksiz durumda bulunmasını sağlamadığı sebebiyle kusur verilmiştir. Davalının işverenlik sıfatı yoksa da, elektrik iletim sisteminin uygun ve risksiz durumda bulunmasını sağlamadığı nedeniyle ve 3. kişi sıfatıyla bir kusurunun olup olmadığı hususunda, kazanın meydana geldiği iş kolunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden oluşan uygun kusur raporu alınması ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçmayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.