Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/3463 E. 2018/579 K. 06.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3463
KARAR NO : 2018/579
KARAR TARİHİ : 06.02.2018

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 09/04/2014 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/02/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; internet ortamında kişilik haklarına saldırı hukuksal nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut delillere ve özellikle davaya konu eylem nedeniyle davalı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında toplanan delillere göre, davalı tarafından internet ortamında davacıya yönelik olarak “şovmen soytarılar” şeklinde sözler sarfedildiği hususu sabittir.Davacının siyasi kişiliği de dikkate alınarak, hakkındaki eleştiri sınırlarının daha geniş olacağı kuşkusuzdur. Ancak, eldeki davada davalı tarafından sarfedilen söz ve ifadeler siyasi bir eleştiri olmaktan çok hakaret mahiyetindedir. Dayanaksız ve kişisel saldırı içeren bu sözlerin siyasi bir tartışma içindeki görüş kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.Mahkemenin hem “matufiyet” koşulunun gerçekleşmediği ve hem de eleştiri sınırları içerisinde kaldığı şeklinde kabulü de çelişkilidir.Bu nedenle davaya konu ve davacının kişilik haklarına saldırı oluşturan söz ve ifadeler nedeniyle davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.Çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne bu nedenle katılmıyorum. 06/02/2018