Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/27435 E. 2015/27483 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27435
KARAR NO : 2015/27483
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu vekili, diğer fesih nedenlerinin yanı sıra satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu da ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece, satış ilanının borçluya ilan yoluyla tebliğ edilmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İİK.nun 114. maddesi uyarınca, menkul ihalelerinde satış ilanının borçluya tebliği zorunlu değil ise de, icra müdürlüğünce borçluya tebliğine karar verilmesi halinde, tebliğ edilmemesi Dairemizin süregelen içtihatlarına göre ihalenin feshi sebebidir.İcra müdürlüğünün 17.11.2014 tarihli satış kararında; “satış ilanının hazırlanarak ilgililere tebliğine” karar verilmiş olup, “tebligat yapılamaması halinde satışın yapılmasına” şeklinde bir hüküm bulunmadığından, satış kararının borçluya usulüne uygun olarak tebliği zorunludur.Satış ilanının borçluya ilanen tebliğ edildiği görülmektedir.
7201 sayılı Kanun’un 28. maddesi gereğince; kendisine tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri de bulunmayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet, tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber, tebliği çıkaran mercii lüzum görürse, muhatabın adresini, resmi veya hususi müessese ve dairelerden veya zabıta vasıtası ile tetkik ve tespit ettirebilir.Bu araştırmalardan sonra ilanen tebligatla ilgili işlemlerin nasıl yapılacağı ise, Tebligat Kanunu’nun 29 ve 30., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliği’n 48 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.Tebliğle ilgili 7201 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Gerek tebliğ işlemi, gerekse tebliğ tarihi, Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle ispat olunabilir. Söz konusu Kanun ve Yönetmeliğin bu konuda etkili önlemler almış olmasının tek amacı, tebliğin muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır. Bu durumda, Tebligat Kanunu’nda ilana ilişkin 28. madde ve Yönetmeliğin 48 vd. maddelerindeki hükümlere uyularak çok yönlü araştırma (Resmi ve hususi müessese ve
dairelerden, örneğin; seçim kurullarından, vergi dairesinden, tapu dairesinden ve nüfus müdürlüğü gibi yerlerden) yapılarak, bundan sonuç alınmaması halinde ilanen tebliğe gidilmesi gerekir. İlanen tebligat başvurulacak son çaredir. Belirtilen inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırması ile yetinilerek adresin meçhul olduğunun kabulü ve sonuçta tebligatın ilanen yapılması, savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. Yukarıda belirtilen yerlerden araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, sadece zabıta marifetiyle araştırma yapılarak bununla yetinilmesi doğru değildir.Somut olayda, 13.11.2014 tarihli satış talimatında, borçlu şirkete satış ilanının, ilan yoluyla tebliği istenmiş ve talimat icra dairesince buna uygun olarak 28.11.2014 tarihli gazetede ilan edilmiştir.Ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) 35/4. maddesinde; “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Yönetmeliğinin “Değiştirilen adresin bildirilmesi zorunluluğu ve yapılacak işlemler” başlıklı 57.maddesinin 4.fıkrasında ise; “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır” düzenlemesi yer almaktadır.Borçlu şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı …Mahallesi … Sokak, … şeklinde adresinin bulunduğu görülmektedir. Borçlu şirketin ticaret sicilindeki bu adresine TK.’nun 35. maddesine göre usulüne uygun bir tebligat yapılmadan, ilanen tebliğ yoluna gidilmesi usulsüzdür.Satış kararına göre, satış ilanının borçluya tebliği zorunlu olup, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.O halde; mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.