YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17329
KARAR NO : 2015/27291
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 52.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak 39.197,89 TL asıl alacak ve ferilerinin tahhsili için başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu, 27.11.2014 ve 11.08.2014 tarihlerinde toplamda 40.000,00 TL ödeme yaptığını, 12.000,00 TL borcu kaldığını belirterek borca itiraz etmiş, mahkemece yapılan ödemelerin çeke dayalı olarak yapıldığının alacaklı tarafından kabul edildiği gerekçesiyle borca itirazın kabulüne, takibin 12.000,00 TL üzerinden devamına karar verildiği görülmektedir.İİK’nun 169/a-1.maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut ihmal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlandığı taktirde mahkemece itiraz kabul edilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre de sunulan ödeme belgesinin takip konusu borç sebebiyle verildiğinin kabul edilebilmesi için belgede takip dayanağı senede açıkça atıfta bulunulması zorunludur.Somut olayda borçlunun 27.11.2014 ve 11.08.2014 tarihli hesaptan eft makbuzlarına dayanarak 40.000,00 TL’nin çek borcuna karşılık alacaklı tarafa ödendiği ve takibin 12.000,00 TL üzerinden başlatılması gerektiğinden bahisle borca itiraz ettiği, alacaklı tarafından da yapılan ödemelerin takip konusu çekle ilgisi bulunmadığı, ödemelerin bir kısmının cari hesaptan bir kısmının da çek bedelinden mahsup edildiği ve borçlunun kalan borcunun 19.453,12 TL olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
Borçlunun itirazına dayanak yaptığı 27.11.2014 ve 11.08.2014 tarihli dekontlarda, takibe konu çeke açıkça atıfta bulunulmadığı gibi, alacaklı da dayanak çeke ilişkin bir ödeme olduğunu kabul etmemiştir. O halde mahkemece, borca itirazın İİK’nun 169/a-1. maddesindeki belgeler ile kanıtlanamaması sebebiyle alacaklının beyanına itibar edilerek borca itirazın kısmen kabulü ile takibin 19.453,19 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.