Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/30333 E. 2015/25595 K. 16.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30333
KARAR NO : 2015/25595
KARAR TARİHİ : 16.12.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı …. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı … vekili davacının ihale alan şirket işçisi olduğunu beyanla husumet itirazında bulunmuş diğer davalı şirket ise davacı hakkında …. 5. Aile Mahkemesinin 13.11.2014 tarih ve 2014/738 Esas sayılı dosyasından 6284 sayılı uyarınca 3 ay süre ile silah taşıması zorunlu bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kuruma teslim etmesine dair tedbir kararı verildiğini ve 2007/1013 belge numaralı silahlı özel güvenlik kimlik belgesine el konulduğunu, davacının silahlı özel güvenlik işini ifa etmekte olup, belgesine el konulmasının bu işi yapmasına engel olduğunu, 31.12.2014 tarihi itibariyle ihalenin de sona ereceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı … görevlisi olup ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun hükümleri gereğince, aile mahkemesince silahının kurumuna teslimine karar verildiği, davacının silahına 24.11.2014 tarihi itibariyle el konulmuş olup feshin daha önceki bir tarih olan 17.11.2014 tarihinde yapıldığı, aile mahkemesi kararı incelendiğinde tedbir kararının geçici olarak 3 aylık bir süre için verildiğinin anlaşıldığı, işverence feshin son çare olması kapsamında davacının silahsız olarak görev yapabileceği bir işin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, ücretli ücretsiz izin verilmesi gibi yöntemlerin düşünülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve 25/II. Maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacının silahlı özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ve davalılar arasında yapılan ihalenin 95 silahlı özel güvenlik görevlisi ile özel güvenlik hizmet alımı işi olduğu tartışmasızdır. …. 5. Aile Mahkemesinden verilen tedbir kararı 3 ay süreyle verilmiştir. Ancak yasa gereği lüzumu halinde uzatılabilecek niteliktedir. Davacı bu karara göre 3 ay süre ile işgörme edimini yerine getiremeyecektir. Zorlayıcı sebep meydana gelmiştir. Bu sürenin 4857 sayılı İş Kanunu 17. maddedeki bildirim süresini aşması halinde işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı doğar. Süre koşulu yerine gelmeden yapılan feshin aynı zamanda geçerli sebebe de dayanmadığı şeklinde peşin bir yargı doğru değildir. Gerçekten haklı sebep teşkil etmeyen davranışlar fesih için geçerli sebep olabilir. Davacının silahına ve silahlı özel güvenlik belgesine el konulması işin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyebilecek nitelikte olup fesih için geçerli sebep kabul edilmesi gerekir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin yatırılan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı … Güv. Ltd. Şti. tarafından yapılan 13,10 TL ve davalı … Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 27,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.12.2015 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.