Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2016/776 E. 2018/2172 K. 27.03.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/776
KARAR NO : 2018/2172
KARAR TARİHİ : 27.03.2018

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
UYAP sisteminden yapılan tespitte, sanık hakkında benzer eylemleri nedeniyle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19/10/2011 tarih ve 2009/456 Esas, 2011/449 Karar sayılı görevi kötüye kullanma suçundan beraatine dair kararın Dairemizin 14/01/2016 tarih ve 2013/15263 Esas, 2016/353 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, Kocaeli 5. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26/01/2012 tarih ve 2011/943 Esas, 2012/73 Karar sayılı görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararının ise Dairemizin 10/02/2014 tarih ve 2012/13660 Esas, 2014/1244 Karar sayılı ilamı ile onandığı, anılan bu dosyalar arasında suçun sübutunun değerlendirilmesi, nitelemesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından CMK’nın 8/1. maddesinde yer aldığı şekilde hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle akıbetlerinin araştırılması, bozularak derdest duruma gelmesi halinde birleştirilmesi, onanarak kesinleşmesi veya birleştirme olanağının kalmaması halinde ise asılları veya onaylı örnekleri bu dosya arasına konularak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
Sanığın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 257/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı Kanunun 257/2. maddesi uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda atılı suçu birden fazla kez işlediği anlaşılmasına rağmen zincirleme suç hükümlerini içeren TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.