Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3891 E. 2017/6206 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3891
KARAR NO : 2017/6206
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2016 tarih ve 2014/246-2016/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketçe üretilen “…, …, …, … …, …, …, … ve …” isimli ürünler için Türk Patent Enstitüsü nezdinde endüstriyel tasarım tescil belgesi başvurusunda bulunduğunu ve müvekkili şirketin bu ürünleri TPE nezdinde tescil edildiğini, müvekkili şirketin … ismi ile ürettiği ve TPE nezdinde kendi adına 2013/04000-2 tescil numarası ile tescilli olan ürünün birebir aynısını davalı şirketin … Koltuk Takımı ismiyle ürettiğini, müvekkili şirketin Hera ismi ile ürettiği ve TPE nezdinde kendi adına 2014/00076-15 tescil numarası ile tescilli olan ürünü davalı şirketin … Koltuk Takımı isimli üründe aynen kullandığını, İnka ismi ile ürettiği ve TPE nezdinde 2013/04000-5 tescil numarası ile tescilli olan ürünün birebir aynısını davalı şirketin … Koltuk Takımı isimli üründe kullandığını, müvekkili şirketin … … ismi ile ürettiği ve TPE nezdinde kendi adına kanepesi 2011/04465-3, berjerleri 2011/07154-7 tescil numarası ile tescilli olan ürünün birebir aynısını davalı şirketin … … Koltuk Takımı isimli üründe kullandığını, … ismi ile ürettiği ve TPE nezdinde 2012/07037-1 tescil numarası ile tescilli olan ürününün birebir aynısını davalı şirketin … Koltuk Takımı isimli üründe kullandığını, müvekkili şirketin … ismi ile TPE nezdinde kendi adına 2014/00076-14 tescil numarası ile tescilli olan ürünün davalı şirketin … Koltuk Takımı isimli üründe aynen kullandığını, müvekkili şirketin … ismi ile TPE nezdinde 2011/04465-3 tescil numarası ile tescilli olan ürünün birebir aynısını davalı şirketin … Koltuk Takımı isimli üründe kullandığını, … ismi ile ürettiği ve TPE nezdinde kendi adına 2011/07154-1 tescil numarası ile tescilli olan ürünün birebir aynısını davalı şirketin … … Takımı isimli üründe aynen kullandığını, bu ürünlerin davalı şirketçe bir bir üretilerek piyasaya sunulduğu gibi katalog, broşür gibi tanıtım unsurlarının yanında kendilerine ait …. adlı internet sitesi aracılığı ile tanıtımı yapılarak pazarlandığını, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların
Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamenin 48. maddesine göre tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icapta bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolayarak elde bulundurmak tasarım hakkına tecavüz sayıldığını, bu durumun aynı zamanda müvekkiline ait olan bir haktan haksız yararlanma amacı taşıdığı için haksız rekabet oluşturduğunu, davalının gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse 554 sayılı KHK kapsamında gerçekleştirmiş olduğu haksız eylemleri nedeni ile müvekkili şirketin maddi olarak zarara uğradığını, bununla birlikte davalı tarafın müvekkilinin tüm uyarılarına rağmen haksız kullanıma son vermediği gibi aynı ürünü daha uygun fiyatla tedarik edeceği vaadinde bulunarak müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemek sureti ile manevi zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin maddi zararının 554 sayılı KHK’ nin 52/c maddesi bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini belirterek tecavüzün tespitine, tasarımdan doğan haklara yönelik tecavüzün önlenmesine, tecavüz teşkil eden ürünlere ve üretimde kullanılan her türlü araç ve gereçlere el konulmasına, davalı aleyhine verilecek mahkeme kararının masrafı davalıdan alınmak üzere ilgililere ve kamuoyuna ilan yolu ile duyurulmasına, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL tazminatın HMK. 107 madde kapsamında davalıdan yasal faizi ile birlikte müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararlara karşılık 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin müvekkiline ait ürünlerin kendi ürünlerinin aynısı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin fason üretim yapan bir firma olduğunu, daimi olarak belli modellerin üretimini yapmadığını, ancak kendisine talep gelmesi halinde üretim yaptığını, müvekkili şirkete ait satış mağazası, bayilik bulunmadığını, benzerlik bulunduğu izlenimi oluşturulabilecek iki modelin artık üretilmeyeceğini, bu yönde gerekli önlemlerin alındığını savunarak davacının haksız olarak açmış bulunduğu davasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın “… Koltuk Takımı”, “… … Koltuk Takımı”, “… Koltuk Takımı” ve “… … Takım” üretiminin davacının TPE’ ye tescilli endüstriyel tasarımlarına ayırt edilemeyecek kadar benzediği ve belirgin şekilde benzer olduğu bilirkişi heyetince alınan raporlarla tespit edilmekle davalı eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu sabit olmakla bu durumun tespitine, tecavüzün önlenmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle kararın ulusal gazetede ilanına, bilirkişi raporunda dava tarihine göre hesaplanan 4.500,00 TL maddi tazminata ve olay nedeniyle uygun olarak kabul edilen 9.000,00 TL manevi tazminata, bilirkişi raporuna göre davalıya ait diğer ürünlerin davacı tescilli ürününden farklı olduğu bir kısım ürünler açısından ise önceye dayalı kullanım olması nedeniyle davacı tasarımına tecavüz oluşturmayacağı, bu ürünlerle ilgili davacının talebinin fazlaya ilişkin talepler içerisinde reddine, davacı tarafın el koyma talebi açısından yapılan değerlendirmede 554 sayılı KHK’nın 49/1-d bendi uyarınca, tecavüze uğrayan tasarım hakkı sahibi tasarım hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasını talep edilebileceğinden, bununla ilgili davalı iş yerinde bu aşamaya kadar herhangi bir tespit yapılmadığından ve mahkemece de bunun tespiti bu aşamada söz konusu olmadığından davacı tarafın bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının tasarımları katalogda yayınlaması nedeniyle tecavüzün önlenmesine karar verilmiş olmasına ve davada tasarımların kullanıldığı ürünlerin fiilen tespit edilip muhafaza altına alınmamış bulunmasına ve tazminatın lisans bedeline göre yapılan hesap sonucuna uygun hükmedilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 684,34 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.