YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10961
KARAR NO : 2017/15892
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin müşterek mülkiyet hükümleri uyarınca 3/8 hisse ile maliki olduğu 420 parsel sayılı taşınmazın 10/16 hissesinin tarafların ortak murisi… adına tapuda kayıtlı olduğunu, harici satış ve ölüm hukuki sebepleri nedeniyle dava konusu taşınmazın vekil edenine düştüğünü, kayıt maliki…’nun 1973’te öldüğünü ve davacı lehine 4721 sayılı TMK’nun 713/2. maddesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek 420 parsel sayılı taşınmazda… adına kayıtlı 10/16 hissenin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davalılar …, …, …, …, …, …, …, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuş; diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Davalı …,…’nun dedesi olduğunu, annesi…’ün bu yerdeki hisselerini dayısı Ahmet Aksu’ya sattığını, annesinin yeri olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, bozmadan önce; TMK’nın 713/2 maddesindeki ‘yirmi yıl önce ‘ ölmüş ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nce iptaline karar verildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Daire’nin 25.04.2014 tarihli ve 2013/5027 Esas, 2014/8256 Karar sayılı ilamı ile; davacının kazanılmış hakkı olduğundan bahisle 713/2 maddesindeki şartların oluşup-oluşmadığının araştırılması gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince,bozmaya uyma kararı verilerek, yeniden yapılan yargılama sonucunda; dinlenen tanık beyanlarından davacının ve davacı murislerinin taşınmazı 20 yıldan fazla bir süre ile malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunun anlaşıldığı gerekçe gösterilerek, davanın kabulüyle 117 ada 36 (eski 420) parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tam hisse olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK’nun 713/2. fıkrasında düzenlenen “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 2. fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir.
Dava konusu 420 ( yeni 117 ada 36 parsel) parsel sayılı taşınmazın 10/16 hissesi tapulama yoluya 26.01.1954 tarihinde davalılar ve davacının yakın miras bırakanı … adına, 3/8 hissesi de adına intikal yoluyla 03.12.2008 tarihinde davacı … adına tapuya tescil edilmiştir. 117 ada 36 parsel sayılı taşınmazın dosya içerisinde yer alan son tapu kaydına göre ise; muris… mirasçıları adına intikal görerek; 3402 sayılı Kanunun 22/A maddesi gereğince yenilemenin tescili ile 08/04/2014 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların yakın miras bırakanı…’nun , … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14/12/2011 tarihli veraset ilamına göre; 09/09/1973 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları arasında davacı … ….’nun da yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; görüleceği üzere; ortak miras bırakan…’nun terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunmaktadır. Elbirliği mülkiyetinde TMK.nun 701/2.fıkrası hükmüne göre, ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı taşınmazın tamamı üzerine yayılmış vaziyettedir. Böyle bir taşınmaz üzerinde ortaklardan birinin zilyetliği, diğerleri adına da sürdürülmüş sayılacağından tek başına kazanma sağlamaz ve diğer ortakların paylarına ilişkin tapunun hukuki değerini kaybetmesi sonucunu doğurmaz. Bu durumda; mahkemece mirasçılardan biri olan davacının 20 yılı aşan zilyetliğine değer verilerek yazılı şekilde tapu kaydının iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalılardan … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.