YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8768
KARAR NO : 2017/6312
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2014/835-2015/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkiline ait üç araç ile yük taşıttığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davalının her bir araç için 4.300,00 Euro olmak üzere toplam 12.900,00 Euro navlun bedeli ödeyeceğini, ancak davalının müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, ancak … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 Esas 2011/337 Karar sayılı dosyası kapsamında müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasında müvekkilinin bu alacağının 9.000,00 Euro’luk kısmının mahsup edildiğini, bakiye 3.900,00 Euro’nun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında iddia edildiği şekilde bir anlaşma bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin davacı şirkete ait 3 ayrı araç ile yük taşıttığı, taraflar arasında her bir araç için 4.300,00 Euro olmak üzere toplam 12.900,00 Euro’nun davacıya ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, davacı şirketin 12.900,00 Euro’luk alacağının 9.000,00 Euro’sunun taraflar arasında görülen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 Esas 2011/337 Karar sayılı dosyasında mahsup edildiği, kalan 3.900,00 Euro’nun ise davalı tarafça davacıya ödenmediği, bu bağlamda davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye navlun alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacı şirketin 12.900,00 Euro’luk alacağının 9.000,00 Euro’sunun taraflar arasında görülen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 esas 2011/337 karar sayılı dosyasında mahsup edildiği, kalan 3.900,00 Euro’nun ise davalı tarafça davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında görülen ve kesinleşen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 esas sayılı dosyasında işbu davanın davalısı tarafından işbu davanın davacısı aleyhine başka bir taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun alacağına ilişkin alacak davası açıldığı, işbu davanın davacısı tarafından 12.900,00 Euro için mahsup talebinde bulunulduğu, işbu davanın davalısı tarafından mahsup talebinin 9.000,00 Euro için kabul edilebileceğinin bildirildiği, bunun üzerine işbu davanın davacısı tarafından 22.09.2011 tarihli dilekçe ile 9.000,00 Euro’nun mahsup edilmesi talebini kabul edildiği ve kabul beyanında fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasında işbu davanın konusu olan navlun ücretinin 9.000,00 Euro olduğu konusunda mahkeme önünde anlaşma sağlandığı ve taraflar arasında görülen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 esas sayılı dosyasında da dava konusu alacağın mahsuplaşıldığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.