YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3995
KARAR NO : 2017/12603
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Dernek
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının davalı derneğin disiplin kurulu kararı doğrultusunda 21.02.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliğine son verme işleminin iptali istenilmiş; davalı dernek cevabında, ihraç kararına karşı dernek iç denetim yolları tüketilmediğinden davanın reddini savunmuş; mahkemece, ihracın genel kurulda görüşürülmesi gerektiği, ancak kararın fiilen uygulandığı gerekçesi ile davacının üyelikten çıkarılma kararının iptaline karar verilmiştir.
Dava, davacının dernek üyeliğinden ihracına dair dernek yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 73. maddesinde, kayıtlı üyelerden oluşan dernek genel kurulunun derneğin en yetkili karar organı olduğu; 83. maddesinde ise, sadece genel kurul kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organlarının kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı derneğin asıl üyesi olası davacının, dernek üyelik kaydının silinmesine dair 21.02.2015 tarihli dernek yönetim kurulu kararının iptalini istediği; davacının davalı derneğin genel kuruluna bu hususta itirazda bulunmadan yani iç denetim yollarını tüketmeden doğrudan bu davayı açtığı ve davalı derneğin tüzüğünde de yönetim kurulu kararının kesin olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, dava şartı gerçekleşmeyen davanın usulden reddine karar verilmesi yerine işin esasına girilerek davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMKnın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMKun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine , 10.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.