YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1011
KARAR NO : 2017/14396
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Beraat- mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerinin yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, katılan …Ş. vekilinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA
2-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuklar hakkında iddianamede 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanması istendiği halde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanmayarak savunma haklarının kısıtlanması,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1 ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan, başka bir dosyadan alınan sosyal inceleme raporuna dayanılarak hüküm kurulması
3-Suça sürüklenen çocukların TELEKOM’a ait kabloları kesmek suretiyle gerçekleşen somut olayda, mala zarar verme suçunun konusunu aynı zamanda hırsızlık suçunun konusu olan eşyanın kendisinin oluşturması durumunda, eylemin eşyanın mülkiyetine yönelik olması nedeni ile malın çalınması sırasında ve sonrasında eşyaya verilen zararlardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
4-5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenliklerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” Aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12–15 yaş grubunda olup ta işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin (çocukların) cezai sorumluluğu yoktur. Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” Aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığı ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler”dir.
Yukarıda özetlenen âmir hükümler gözetilmeyerek, cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.