YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2793
KARAR NO : 2017/23961
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
TCK’nın 207/1, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Özel belgede sahtecilik suçunun suç tarihinin, sahte kooperatif hisse devir belgesinin düzenlendiği ve kullanıldığı “03/08/2005” tarihi, dolandırıcılık suçunun ise üyelik aidatlarının alındığı son tarih olan “2008 yılı” olmasına rağmen, kararda “19/07/2004” tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanık ile katılanın eski arkadaş oldukları, sanığın ısrarı üzerine katılanın… Yapı Kooperatifi’ne üye olmayı kabul ettiği, sanığın katılanın bu işlemler için gelmesine gerek olmadığını söyleyerek katılanı kooperatif üyesi olarak kayıt ettirdiği, ardından da katılandan üyelik aidatlarını elden almaya başladığı, sanığın daha sonra katılanın kooperatifteki hissesini kendisine devir ettiğine ilişkin tamamen sahte olarak 03/08/2005 tarihli belgeyi düzenleyerek bu belge ile birlikte kooperatife müracaat ederek hisse devrini sağladığı, sanığın bu devir işlemine rağmen halen katılandan üye aidatı almaya devam ettiği, sanığın bu surette dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1) Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun, 5327 sayılı TCK’nın 207/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03/08/2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafii ile katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle fazla adli para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında dolandırıcılık suçundan adli para cezasına mahkumiyete ilişkin hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 GÜN”, “25 GÜN” ve “1250 TL” terimlerinin çıkartılarak mahkemenin adli para cezasının miktarına ilişkin yasal ve yeterli gerekçesi dikkate alınmak suretiyle yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “200 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.