Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/4433 E. 2017/6230 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4433
KARAR NO : 2017/6230
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/05/2017 tarih ve 2016/1754-2017/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili … Müteşebbis heyetinin ön tahsis işlemine dair 21/10/2008 tarih ve 547 sayılı kararı ile 19/03/2007 tarih ve 530/4; 12/06/2008 tarih ve 545; 17/07/2008 tarih ve 546 sayılı kararların yasal düzenlemeye aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline, iptal talebiyle ilgili bir karar verilinceye kadar ihtilaflı bu hal sebebiyle tahsise ait satış ile tapuda devir ve temlikin tedbir kararıyla durdurulmasına, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen tüm dosya kapsamına göre; HMK’nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, bu durumda dava şartı gerçekleşmemiş olduğundan HMK’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta dava, mülga 6762 sayılı TTK yürürlükte olduğu dönemde 12.12.2008 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mülga 6762 sayılı TTK 4. maddesi gereğince ticari dava niteliğinde bulunan uyuşmazlıkta, mahkemece yargılamaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmiş, yargılama sonucunda Asliye Hukuk Mahkemesince, “… ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesinin faaliyete geçirildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğu” gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Asliye Ticaret Mahkemesince de yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ticari nitelikteki dava Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış olup, yargılama sırasında HSYK 1. Dairesinin 23.07.2015 gün ve 1157 sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesi faaliyete geçirilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın yeni mahkeme kurulması nedeniyle dosyanın görevli mahkemeye devri kararı niteliğinde bulunması nedeniyle görev kurallarının niteliğine göre yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesince devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
1- Dava, organize sanayi bölgesi tahsis işleminin iptali istemine ilişkindir.
2- Yerel mahkemece davaya bakmakla görevli mahkemenin … Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiştir.
3- Dava dosyası başlangıçta 12.12.2009 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, ancak … ilçesinde 23.07.2015 tarihli HSYK kararıyla, Ticaret Mahkemesi kurulduğu gerekçesiyle anılan mahkemece 19.07.2016 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşen dosya … Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. … Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ise davaya bakma görevinin … Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle yeni bir görevsizlik kararı verilmiştir.
4- Daire çoğunluğunca, dava konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yerel mahkemenin görevsizlik kararı bozulmuştur. Ancak;
5- … Asliye Ticaret Mahkemesi 23.07.2015 tarihinde kurulmuş olduğundan, … Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı verdiği 19.07.2016 tarihi itibariyle davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğunun 6102 sayılı Kanunun Geçici 9.Maddesinde yer alan “Bu Kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmaz. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine tabidir” şeklindeki düzenleme uyarınca, uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin davanın açıldığı tarihteki kanuni düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
6- Ticaret mahkemelerinin görev kapsamının, davanın açıldığı 12.12.2009 tarihi itibariyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 5.maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Her şeyden önce 6102 sayılı TTK’nın 5.maddesinde olduğu gibi, 6762 S. TTK döneminde, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi değil, iş bölümü ilişkisine dayalı olduğunu ifade etmek gerekir. Buna göre, anılan tarih itibariyle, aksine hüküm olmadıkça, dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesi ticari davalara da bakmakla görevlidir. Bir an için aynı tarihte …’de kurulmuş asliye ticaret mahkemesi olsa bile Kanunun 5/3 maddesi uyarınca, bir davanın ticari veya hukuki mahiyeti itibariyle mahkemenin iş sahasına girdiği konusunda davalı tarafça bir ilk itiraz ileri sürülmedikçe asliye hukuk mahkemesinin kendiliğinden görevsizlik kararı vermesi mümkün değildir. Kaldı ki anılan tarihte kurulmuş bir ticaret mahkemesi dahi yoktur. Nitekim Dairemizin 15.11.2016 tarih ve 2016/12225 – 8822 sayılı kararında da benzer bir yaklaşım sergilenmiştir. Yerel mahkeme kararını doğru bulduğumdan ve onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, aksi yöndeki Dairemiz bozmasına katılmıyorum.