YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5843
KARAR NO : 2017/8947
KARAR TARİHİ : 14.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanıkların, katılan adına sahte abonelik sözleşmeleri düzenlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanık …’in, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu sözleşmelerin stand görevlisi sanık … tarafından getirildiğini, kendisinin de güvendiğini, stand görevlileri tarafından sadece evrakların kendisine getirildiğini ifade etmesi, sanık …’in ise kendisine iftira atıldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu olan hatlara ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatlar ile en çok görüşen kişiler dinlenilerek hatları fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hatların ne şekilde alındığının belirlenmesi, abonelik sözleşmesinde yer alan irtibat telefonunun kimin adına kayıtlı olduğu araştırılıp tanık olarak ifadesine başvurulması ve sanıkların mukayeseye esas imza ve yazı örnekleri alınarak suça konu abonelik sözleşmeleri üzerinde yer alan imza ve yazıların sanıklara ve katılana aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, toplanan tüm delillere göre suçun sübutu halinde; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanıklara önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.