YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5826
KARAR NO : 2017/8706
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık …’ın 12.04.2010 keşide tarihli sahte çeki kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasının sonucunda, mahkemece her ne kadar sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek beraat eden sanık …’in yanında çalıştığını, adı geçenin işyerinde olmadığı bir zamanda suça konu çekin… isimli şahıs tarafından almış olduğu malların karşılığında …’e verilmek üzere kendisine teslim edildiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini, …’in çekmecesine bıraktığını ifade etmesi, 14.05.2010 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu çekin orijinal olduğu, ancak üzerinde keşideci ve hesap bilgilerine ilişkin mevcut yazı ve rakamların önceki bilgilerin fiziksel olarak silinmesinden sonra tahrifen yazıldıklarının belirtildiği, aynı raporda çekte yer alan el yazıları ile temyiz dışı beraat eden sanık …’in mukayase yazıları arasında kısmi benzerlikler görülmüş ise de, adı geçene ait mukayese yazılarının az, yetersiz ve huzurda alınmış olması nedeniyle menfi veya müspet bir kanaate varılamadığının belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle …’in mukayeseye esas yeteri derecede samimi yazılarının ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilerek aidiyeti hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerektiğinde …. .. … Ltd. Şti. nin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak sanık … ve adı geçen… isimli şahısla herhangi bir ticari ilişkinin olup olmadığı, bu kişiler adına kesilmiş faturaların bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.