Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/41483 E. 2017/21036 K. 05.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41483
KARAR NO : 2017/21036
KARAR TARİHİ : 05.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin davalılardan … işyerinde, kayden alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, yapılan hizmet alım sözleşmelerinin eki niteliğindeki idari şartnamelerde işçilere ödenecek aylık ücret miktarının düzenlenmesine rağmen davalı şirketçe müvekkiline şartnamelerde belirtilenden daha düşük miktarda aylık ücret ödendiğini, haksız olan bu uygulama sebebiyle müvekkilinin fark işçilik alacaklarına hak kazandığını, ilave tediye alacağının da ödenmediğini ileri sürerek, fark kıdem tazminatı, ücret ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 12.10.2015 tarihli bozma kararı verilmiştir. Bozma ilamına uyan Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece ıslah ile talep edilebilecek miktarın hüküm altına alındığı dava dilekçesi ile talep edilen miktarın dikkate alınmadığı görülmektedir. Bu husus hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, 16.970,50 TL brüt ücret farkı alacağının 3.000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren 22.384,96 TL brüt ücret farkı alacağının 3.000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte şeklinde iki farklı rakama yer verilerek çelişkili şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.