YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4541
KARAR NO : 2017/9098
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.04.2014 tarih 2013/9-452 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için sanığın beyanda bulunması yeterli olmayıp sanığın beyanı üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerektiği cihetle; suç tarihinde gürültü ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerine kendisini… olarak tanıtan sanığın daha sonra muayene için Devlet Hastanesine götürüldüğünde yapılan üst aramasında üzerinde … adına düzenlenmiş kimlik bulunduğunda gerçek kimliğini beyan ettiği, bu olay nedeniyle … adına herhangi bir tutanak düzenlenmediği anlaşılmakla; sanığın fiilinin 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesine uyduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-d maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının fiilin işlendiği 15.08.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.