YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1834
KARAR NO : 2017/4548
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ : … ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2014/72-2015/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …Turizm Otelcilik İşletmesinin Türkiye’nin dört bir yanında en kaliteli hizmeti sunmak için turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin büyük yatırım yaparak Mayıs 2011’de hizmet vermeye başlamış olan MAXX ROYAL Belek Golf Resort Hoteli bünyesine katmış olduğunu, bu markanın yurt içinde ve yurt dışında tanıtımı için büyük maliyetli reklam yatırımları yapılmakta olduğunu son olarak 2014 yılında MAXX ROYAL Kemer Resort adlı hotelin de müvekkili bünyesine katıldığını, müvekkilinin MAXX ROYAL markasını uzun zamandır kullanmakta olduğunu, MAXX ibaresini 2001/05286 numara ile tescil ettirmiş olduğunu, aynı şekilde MAXX ROYAL şekil markasını tescil ettirmek üzere TPE’ ye başvurduğunu MAXX ROYAL markasını da 2010/76220 no ile müvekkili adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin… … ilçesinde müvekkilin MAXX ROYAL VE MAXX ibareli markalarına doğrudan iltibas oluşturacak şekilde MAXX MARİNE işletme adıyla otel inşaatına başladığını, müvekkilinin ana unsurunun MAXX ibaresi olup henüz inşaatı devam eden MAXX MARİNE adlı oteli, ortalama algı seviyesine sahip tüketiciler tarafından müvekkiline ait zannedildiğini, müvekkilinin …’ te herhangi bir otelinin bulunmadığını, MAXX MARİNE ibaresinin müvekkili markaları ile aynı hizmet sınıfında olması nedeniyle karıştırmaya müsait olduğunu belirterek MAXX MARİNE işletme adının kullanımına son verilmesini, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, 100.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle görev itirazında bulunduğunu, müvekkili firmaya ilişkin eksik anlatımlar olduğunu, müvekkili firmanın ticari hayatı ve geçmişinin köklü olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğunu davacı ile davalının iştigal alanlarının farklı olduğunu müvekkili firmanın Türkiye’de Deniz ve Termal turizmini birleştirmek amacıyla bu projeyi başlattığını ve bunu en iyi seviyede yaptığını bunu sıfatlandırmak için anonim olan MAXX ibaresini kullanmış olduğunu, müvekkili firma tarafından bu farklılık arz eden tasarım ve düşünce projesinin önüne geçmek için davacı tarafından asılsız iddialarda bulunulduğunu, MAXX ROYAL BELEK Antalya da bulunan bir tatil köyü olmasına rağmen MAXX MARİNE TERMAL’in… …’te devre tatil esasına dayanan bir tatil köyü olduğunu, otelin farklı şehirlerde olması ve hizmetlerinin farklılığı otellerin karışmadığını, taklidin olmadığını gerekçe olarak rahatlıkla gösterilebileceğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların turizme yönelik otel işletmeciliği yaptığını, davalının buna ilaveten kaplıca hizmeti vermesinin davacı işletmesi ile benzerliği ortadan kaldırmayacağını, davacının markasının ve davalının fiilen kullanmakta olduğu ibarenin esas unsurunu MAXX ibaresinin oluşturduğunu, iki ibarenin de ayniyet derecesinde benzer olduklarını, davacı ve davalının aynı sektörde faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde, MAXX ibaresinin kullanılması, ilgili sektörün müşterileri arasında yanlış anlamalara ve dolayısı ile karışıklığa sebep olacağı, dava konusu olayda ise davalı tarafın, davacının tescilli markalarına iltibas oluşturacak nitelikte olan MAXX ibaresini ticari faaliyetlerinde kullandığı, bu nedenle davalının bir haksız rekabetinin söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile tecavüzün men’ i talebi yönünden “MAXX MARİNE” işletme adının kullanımına son verilmesine, manevi tazminat istemine ilişkin olarak KHK nın 62/1-B markası tecavüzü uğrayan birisi maddi tazminat yanında manevi tazminat da talep edebilecek olup, marka hakkına tecavüz eylemi aynı zamanda haksız rekabet hali oluşturduğu için TK. m. 56/1-E hükmü ve BK.madde 58 uyarınca ve olayın oluş şekli, ihlal süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak manevi tazminat isteminin 20.000 TL’sinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz istemine gelince, mahkeme ilamı hükmü temyiz eden davacı vekiline 23/11/2015 günü, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 08/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından HUMK 433’üncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 30/12/2015 tarihinde temyiz edilmiştir. 01/03/1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtayca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK 432/4’üncü maddesi uyarınca davacılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye1.024,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.