Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3747 E. 2017/6526 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3747
KARAR NO : 2017/6526
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/41-2015/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait TS 10922 EN 81-1 numaralı standardın davalılara ait internet sitesinde haksız şekilde yayınlandığını ileri sürerek, bu kullanımın durdurulmasına, 5.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı …’un diğer davalı …’un eşi olduğunu, bu dava ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, sitede asansörler için TSE’nin aradığı şartların belirtilmesi amacıyla bu yayının yapıldığını, haksız kullanımının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum tarafından kabul edilen TS 10922 EN 81-1 nolu standardın FSEK m.2 b.3’e kapsamında bedii vasfı bulunmayan bir ilim ve edebiyat eseri olduğu, FSEK madde 25 kapsamında bir eseri umuma erişilebilir kılma hakkı münhasıran eser sahibine ait olduğu, davalı tarafa ait internet sitesinde bu eser niteliğine haiz standardın izinsiz olarak yayınlandığı, bu şekilde davacı TSE’ye ait olan mali hakkın ihlal edildiği, dava konusu standardın bilirkişi incelemesinin yapıldığı tarihte davalının web sitesinde yer almadığı, bu nedenle tecavüzün ref’i talebinin konusuz kaldığı, FSEK madde 70/2 uyarınca mali hakları zarara uğrayan kişi tecavüz edenin kusurunun bulunması halinde haksız fiil hükümleri çerçevesinde maddi tazminat talep edebileceği, dava konusu standarda ait kullanım hakkı bedelini TSE’ye ödemeden web sitesinde izinsiz olarak kullandığı bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edilebileceği, maddi tazminatın TSE yönergeleri uyarınca kullanım bedelinin 2 katı olacağı, kullanım bedelinin 120 TL olduğu, bu nedenle 240 TL maddi tazminatın tahsiline, takdiren 5.000TL manevi tazminatın tahsiline, tecavüzün ref’i talebinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tecavüzün tespitine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davacı Kurum tarafından yayınlanan TS 10922 EN 81-D sayılı standartların 5846 sayılı FSEK 1. ve 2. maddesi kapsamında eser olduğu gerekçesiyle davalılar eyleminin davacı Kurumun mali ve manevi haklarını ihlal ettiği kabul edilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Dava konusu standardın 5846 sayılı FSEK’de belirtilen unsurları taşıması halinde ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilmesi mümkündür. Nitekim, 132 sayılı TSE Kuruluş Kanunu’nun 1. maddesinin son fıkrasında da kurum yayınlarının 5846 sayılı FSEK’ye tabi olacağı belirtilmiştir. Ancak, 5846 sayılı FSEK’te düzenlenen “Mevzuat ve İçtihatlar” başlıklı 31. maddesi uyarınca “Resmen yayımlanan veya ilan olunan kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve kazai kararların çoğaltılması, yayılması, işlenmesi veya her hangi bir suretle bunlardan faydalanma serbesttir.”
Dairemizin 11.12.2013 gün ve 4101/22663 sayılı kararında da açıklandığı üzere, kamu idarelerinin yasa ile belirlenen görevleri gereği hazırladıkları ve mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek kamuya duyurulması gereken kararlar ve bunların eklerinin de genel menfaat mülahazasıyla eser korumasına getirilen sınırlama niteliğindeki 31. maddede belirtilen mevzuat ve içtihatların kapsamında bulunduğu kabul edilmektedir. 5846 sayılı FSEK 31. maddesine göre, serbest yararlanma konusu mevzuat kanunda sayma yöntemi ile belirtilmiş ise de, resmi makamlarca kamuya duyurulması gereken mevzuat çerçevesinde değerlendirilebilecek kararlar ve bunların ekleri de bu kapsamda kabul edilmelidir. (…; Fikri Hukuk Dersleri II Fikir ve Sanat Eserleri, s.127, İst. 1954, …; Türk Fikir ve Sanat Hukuku, s.244, Ank. 2009, …; “Fikri Hukukta …”, s. 278, Adalet Yayınevi, Ank. 2003). Ancak, anılan madde uyarınca mevzuat ve içtihat olarak kabul edilemeyen, resmi makamlarca hazırlanıp yayınlanan diğer çalışma ve dökümanlar ise söz konusu istisna kapsamında değildir. Bu bakımdan, FSEK’nın 31. maddesi kapsamındaki “mevzuat” kavramı, ilgili resmi kurum ve kuruluşlarca tabi oldukları mevzuat gereği hazırlanarak kamuya duyurulması gereken ve uygulayıcılar ile muhatapları bakımından da düzenleyici hükümler içeren mevzuat ile sınırlı olup, ilgili resmi organlarca yapılan uzun araştırma, çalışma ve mesleki tecrübelerin bir araya getirilmesini amaçlayan kurum içi faaliyetlerin yayınlanmasının ise anılan istisna hükmünün dışında tutulması gerekir. Bu durumda, 5846 sayılı FSEK 2. maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilen TSE standartlarının aynı Kanun’un 31. maddesi kapsamında eser hakkından kaynaklanan korumanın istisnası niteliğinde bulunup bulunmadığı hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurularak mali hak tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de telif tazminatı hesabının 5846 sayılı FSEK 70. maddesi uyarınca yapılması gerekirken, TSE yönergesine göre yapılması doğru görülmemiş temyiz eden taraflar yararına bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davacı Kurum tüzel kişilik olduğundan 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre, manevi hak sahibi olmayacağı halde, manevi tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiş kararın bu nedenle de davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Öte yandan tecavütün tespiti talebi olmadığı halde, mahkemece tecavüzün tespitine karar verilmesi ve buna göre de davacı yararına vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiş davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün taraflar yararına BOZULMASINA (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.