YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43986
KARAR NO : 2017/28538
KARAR TARİHİ : 13.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı Ege Üniversitesi Bornova Öğrenci Yurdu’nun lokanta-kantin bölümünde altişveren nezdinde çalıştığını, sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2015/19333 Esas- 2016/10461 Karar sayılı kararı ile, davalı tarafa bedel artırım dilekçesine karşı cevap süresi tanınarak sonuca gidilmesi için, sair yönler incelenmeden bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki taraf ehliyeti 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarındandır ve yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereklidir. Buradan hareketle, davalı Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü’nün açılan davada taraf sıfatı bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, işveren bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde iş alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilsin. Alt işverenin başlangıçta bir işyerinin olması şart değildir. Alt işveren, işveren sıfatını ilk defa asıl işverenden aldığı iş ve bu işin görüldüğü işyeri nedeniyle kazanmış olabilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.
Alt işverene verilen iş, işyerinde mal veya hizmet üretiminin yardımcı işlerinden olmalıdır. Asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi durumunda ise, verilen iş işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır.
Asıl alt işveren ilişkisinin gerçekleşmesi için, asıl işverenin mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işi yada asıl işin bir bölümünü alt işverene vermesi gerekir. Verilen iş, mal veya hizmet üretimine ilişkin olmayan bir iş ise, bu tür bir ilişki doğmaz.
Alt-asıl işveren arasındaki ilişki, niteliğine göre, eser, taşıma, kira gibi sözleşmelere dayanır.
Kira sözleşmesi ise, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Hasılat kirası, ürün veren taşınır veya taşınmaz malların veya hakkın bir ücret karşılığında kullanılması ve semerelerinin toplanmasının dışında Ticari İşletmelerin ve hakların kiralanması halini de ifade etmektedir.
Dosya içeriğine göre, mahkemece, dava dışı şirketlerle, davalı Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek davalının asıl işveren sıfatı ile hesaplanan alacaklardan sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Davacı, davalı Kuruma bağlı Bornova Ege Üniversitesi Kampüsü Yurtkur Öğrenci Yurdu binasında, işletme sözleşmelerine istinaden kantin-lokanta işleten firmalar nezdinde çalışmıştır. İşletme sözleşmeleri ile davalı Kurum ve işletmeci firmalar arasında bir tür kira ilişkisi kurulmuş olup, işin yürütümünden kaynaklı tüm riziko kiracı olan işletmeciye aittir. Asıl alt işveren ilişkisinden bahsedilebilmesi ve davalı Kuruma husumet yöneltilebilmesi mümkün değildir. Davanın husumet yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. (Dairemizin 31/10/2017 Tarih, 2017/8887 Esas- 2017/23617 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Kabule görede, davalı harçtan muaf olmadığı halde, yargılama harcından sorumlu tutulmaması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.