Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5871 E. 2017/4460 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5871
KARAR NO : 2017/4460
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2015 tarih ve 2014/120-2015/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şubesinden 17/12/2010 tarihinde tarımsal kredi kullandığını, bu krediye ilişkin olarak evini teminat verdiğini, banka şubesi tarafından 17/12/2011 tanzim ve başlangıç tarihli DASK, 12/11/2011 başlangıç tarihli özel konut sigortası yapıldığını, bu sigorta sürelerinin dolmasını müteakip ikinci defa bankaca kendiliğinden söz konusu taşınmaza 17/12/2012 başlangıç tarihli DASK ve 12/01/2012 başlangıç tarihli özel konut sigortasının yapıldığını, yine davalı banka şubesi tarafından söz konusu taşınmaza 12/01/2013 başlangıç tarihli özel konut sigortası yapıldığını, bu sigortaya ve primlerine ilişkin müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkilinin şubedeki hesaplarında para olduğu halde sigorta primlerinin tahsil edilmediğini, 08/09/2013 tarihinde müvekkilinin kredinin teminatı olan evinde meydana gelen yangında hasar oluştuğunu, hasarın tazmini için banka şubesine başvurduğunda özel konut sigorta poliçesinin sigorta priminin tahsil edilmemiş olması sebebiyle iptal olduğunun ve zararının karşılanamayacağının bildirildiğini, sigorta poliçesinin iptal edilmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkiline geçerli bir bildirim yapılmadığını, mesaj gönderilmiş olsa bile bunun geçerli olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak oluşan zararın tespiti ile yangın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesine istinaden davalı taşınmazını sigorta ettirdiğini, bu yönde bir zorunluluğun olmadığını, prim borcuna yönelik ödemenin ya davacı tarafından ya da oğlu tarafından yapıldığını, kaldı ki mesaj yoluyla prim borcunun ödenmesi gerektiğinin ve poliçenin iptalinin davacıya bildirildiğini, son düzenlenen poliçe başlangıç ve iptal tarihleri arasında davacı hesabında tahsile imkan verir hesap bakiyesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde süresi biten sigorta poliçesinin yenilenmesi hususunda bankanın herhangi bir mecburiyetinin ve sorumluluğunun bulunmadığı, davalı tarafından kredi sözleşmesine teminat olarak gösterilen taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen 12/01/2013 başlangıç tarihli özel konut sigortasının prim borcunun tahsil edilemediği için iptal edildiği ve buna ilişkin iptal belgesinin düzenlendiği, söz konusu poliçenin iptalinden önce prim borcunun ödenmesi
ve iptalden sonra da sigortanın iptal edildiği hususunun mesajla bildirildiği, davalı banka nezdinde davacıya ait hesapta prim borçlarının tahsil edilmesi gerektiği dönemde para bulunmadığı, davalı bankanın daha önce yaptığı yenileme işlemleri nedeniyle davacıda oluşturduğu güven duygusuna uygun olarak poliçenin yenilenmesi noktasında bildirimde bulunduğu, poliçenin iptaline davacının ihmali davranışlarının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.