YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38746
KARAR NO : 2017/20483
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR : 1-… ADINA VEKİLİ AVUKAT …
DAVA TÜRÜ : YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’na bağlı iktisadi işletmeler müdürlüğünde çalışan işçilere ilişkin olarak davalı sendika tarafından yapılan başvuru üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca toplam çalışan işçi sayısının 325 olduğu, sendika üye sayısının ise 172 olduğu gösterilerek sendikanın yetkili olduğunun tespit edildiğini, … Üniversitesinin eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren, 5018 sayılı Yasaya tabi özel bütçeli bir devlet kuruluşu olduğunu, üniversitenin her bir biriminin ayrı tüzel kişiliği bulunmadığını, tüm birimlerin … adı altında tek bir tüzel kişiliğe bağlı olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. maddesi ve bu Kanuna göre çıkarılan “Toplu İş Sözleşmesi Yetki Tespiti ile Grev Oylaması Hakkında Yönetmeliğin” 4. maddesine göre bir işyerinde yetkili sendika olma koşulunun “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan isçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde farkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir” hükmü ile düzenlendiğini, itiraza konu yetki tespitine konu olan üniversite Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına bağlı iktisadi işletmeler müdürlüğüne bağlı olarak birçok işletmenin faaliyet gösterdiğini, ayrıca üniversite bünyesinde ayrı tüzel kişiliğe sahip olmayan birçok fakülte ve idari birimde işçi çalıştığını, dolayısıyla üniversitenin tek bir işyeri değil, birden çok işyerinden oluşan bir işletme olarak değerlendirilmesi gerektiğini, üniversitenin işletme olarak değerlendirilmesi durumunda, ilgili sendikanın gerekli sayıda üyeye sahip olmadığını ileri sürerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 27/07/2015 tarihli yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Toplu iş sözleşmesi yetkisi, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir.(GÜNAY, Cevdet İlhan: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, …, 2013, s. 942.)
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
6356 sayılı Kanun’un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesine göre ise “Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir. İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz…”
Yine aynı Kanun’un “Yetki İtirazı” başlıklı 43. maddesine göre de, “Kendilerine 42’nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir. İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır. 42’nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünü üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
İnceleme konusu davada, 27/07/2015 tarih ve 16171 sayılı yetki tespiti ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, “… Üniversitesi Sağlık, Kültür, Spor ve Daire Başkanlığı İktisadi İşletmesi” işyerinde, 22/07/2015 başvuru tarihi itibariyle 325 işçi çalıştığı ve davalı işçi sendikasının üye sayısının 172 olduğu ve buna göre gerekli çoğunluğu sağlayan davalı sendikanın yetkili olduğu tespit edilmiştir. Yetki tespiti işlem dosyasından, Bakanlıkça, üniversiteye ait sadece (9200.1104303) sicil numaralı birim nazara alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacı vekili tarafından yetki tespitine karşı ileri sürülen itiraz, üniversiteye bağlı diğer birimlerin de nazara alınması gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizin 03/10/2016 tarihli ilâmıyla, öncelikle üniversitenin tek bir işyeri niteliğinde olması sebebiyle üniversitede çalışan toplam işçi sayısının belirlenmesi ve ayrıca bozmada belirtilen bir kısım çalışanların işçi statüsünde bulunup bulunmadığının da tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş ise de, davanın yeniden reddine dair verilen karar, dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Öncelikle ifade etmek gerekir ki, bozma ilâmında statüsünün araştırılması gerektiği belirtilen (8542.0077361) sicil numaralı birimde çalışan 44 kişinin, işçi statüsünde olmadığı ve yetki tespitinde nazara alınamayacağına dair mahkemece yapılan tespit isabetlidir. Bununla birlikte, mahkemece, (1041648) sicil numaralı birimde çalışan işçilerin farklı işkolunda gözükmeleri sebebiyle yetki tespitinde nazara alınamayacağına dair yapılan tespit ise uyulan bozma ilâmı karşısında doğru olmamıştır. Bozma ilâmında üniversitenin tek bir işyeri niteliğinde bulunduğu ve bu itibarla üniversitede çalışan bütün işçilerin yetki tespitinde dikkate alınması gerektiği açık olarak ifade edilmiştir. Nitekim tek bir işyeri niteliği söz konusu olduğunda, bağlı birimlerin farklı bir işkolunun mevcut olması olanaklı değildir.
Bütün bu açıklamalar karşısında, somut uyuşmazlıkta, (1104303) sicil numaralı birimde toplam (324+15) 339 işçi, (1041648) sicil numaralı birimde ise 14 işçi olmak üzere, tespit konusu işyerinde başvuru tarihinde çalışan toplam işçi sayısı 353 olduğundan, yetki için gereken çoğunluk 177 işçidir. Ne var ki sendika üye sayısı 172 olmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 43. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile … tarafından yapılan 27.07.2015 tarih ve 16171 sayılı yetki tespitinin İPTALİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.598,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.