YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5368
KARAR NO : 2017/8579
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçinin 04.09.2013 günü talimat mahkemesince alınan ifadesinde, sanıktan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen mahkemece katılma hususunda karar verilmeden dava sonuçlandırılmış ise de; katılma iradesini gösterdiği dikkate alınarak, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunan müştekinin aynı Kanunun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamada, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, katılan adına sahte abonelik sözleşmeleri ile GSM hatları çıkartıp yüklenen özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın sözleşmeleri kendisinin düzenlediğini ikrar edip katılanı tanıdığı yönündeki savunmasının katılan tarafından doğrulanmadığı, sözleşmelerdeki imzanın katılanın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu nedenlerle eylemin sübut bulduğu anlaşıldığından; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.