YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4261
KARAR NO : 2017/9124
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Müştekinin kimlik bilgileri kullanılarak adına sahte GSM sözleşmesi düzenlediği iddia olunan sanığın, müşteri gelmeden ve kimlik aslını görmeden sözleşme düzenlemediğini savunması, bilirkişi raporu ile müşteki adına atılan imzanın müştekinin eli ürünü olmadığının tespit edilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, sözleşme ekindeki nüfus cüzdanının sahte olup olmadığının müştekiden sorulmak ve nüfus cüzdanı ile karşılaştırılmak suretiyle tespit edilmesi, sözleşme üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti için inceleme yapılması, suça konu olan hatta ilişkin HTS raporlarının dosya içerisinde bulunduğu görülmekle bu hat ile en çok görüşen kişiler dinlenilerek hattı fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hattın ne şekilde alındığının belirlenmesinden sonra suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı kanunla değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesi uyarınca ön ödeme önerisinde bulunması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.