Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/17815 E. 2017/27923 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17815
KARAR NO : 2017/27923
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07/12/2017 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede;
Taşınmazın tapu kaydına göre… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/228 Esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararının bulunduğu gözetildiğinde, her ne kadar mahkemece hüküm altına alınan bedel mülkiyet ile ilgili ihtilaf çözülünceye kadar 3’er aylık vadeli hesaba yatırılmışsa da ; 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 18/3. maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyeti üzerinde ihtilaf olması halinde, taşınmaz hakkındaki mülkiyet ihtilafı ile ilgili davanın taraflarına aynı Kanunun 10. maddesi uyarınca tebligat ve ilanların yapılması gerekir.
Bu durumda; belirtilen dosyanın onaylı bir örneği dosya arasına alınıp, ihtilafın mülkiyete yönelik olduğunun anlaşılması halinde bu davanın taraflarının davaya dahil edilmesi sağlanıp, Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca tebligat ve ilanlar da yapıldıktan sonra, tespit edilecek kamulaştırma bedelinin, ilerde hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere bankaya üçer aylık vadeli hesaba yatırılarak, hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle sair hususlar incelenmeksizin H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.480,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 1.480,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.