YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18926
KARAR NO : 2017/22877
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 11/08/2007 – 14/06/2011 tarihleri arasında davalı firmada pompa görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai, genel tatil, yıllık izin, agi ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne arar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen alacakların ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 1. Vardiyada 08.00-14.00, 2.vardiyada 14.00-20.00 ve 3. Vardiyada 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı, gece vardiyasında 1 gün çalışıp diğer gün dinlendiği, 6 saatlik gündüz vardiyasında yarım saat, 12 saatlik gece vardiyasında ise 1 saat ara dinlenmesi olduğu, gündüz vardiyasında ayrıca 2’ şer gün 3’er saat daha fazla çalıştığı ve bu çalışma sistemine göre de davacının haftalık çalışma saatinin 45 saati aşmadığı ve bu itibarla fazla çalışma yapmadığı tespit edilmiştir.
Davacının gece vardiyasında 20.00-08.00 saatleri arasında çalışma yaptığı hafta mesaide olduğu gün çalışmasının 7,5 saati geçtiği sabittir. Bu durumda, gece çalışmalarında haftalık çalışma süresi kırk beş saati geçmese dahi günlük yedi buçuk saatin üzerindeki çalışmaların fazla mesai kabul edilmesi gerektiği gözetilerek kanuni ara dinlenme süreleri dışlandıktan sonra davacının haftalık ve aylık fazla mesaisi belirlenmelidir. Ardından fazla mesai tahakkuku içeren imzalı bordrolara ait aylar hesaplamadan dışlanmalıdır. Sonucuna göre davacının fazla mesai ücreti alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.