Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2080 E. 2017/24356 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2080
KARAR NO : 2017/24356
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 204/1, 62/1, 53/1-3, 51/1-3, 158/1-f son, 52, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ile sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kardeşi …’a ait çeki ele geçirerek 5.000 TL olarak tanzim ettikten sonra satın aldığı ayran bardağı karşılığında katılana vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin idida edildiği olayda;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı, somut olayda ise, iddianame anlatımında ve gerekçede, sanığın borcuna karşılık olarak çeki verdiğinin kabul edildiği, bu kabulün 31/12/2010 havale tarihli katılan vekilinin şikayet dilekçesine dayandığının anlaşıldığı, katılanın ise talimat ile alınan ifadesinde, kendilerinden alınan ayran bardağı karşılığında 5.000 TL bedelli çekin verildiğini beyan ettiği ancak çekin borca karşılık olarak verilip verilmediği hususunun ayrıntılı şekilde sorulmadığı ve katılanın ifadesinden bu hususun kesin olarak belirlenemediği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması ve suçun kanuni unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, katılanın ifadesi alınarak, çekin önceden doğan borca karşılık olarak verilip verilmediğinin sorulması, gerektiğinde alışverişe ilişkin fatura ve çekin kaydına ilişkin defter kayıtlarının incelenmesi ile sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde çekin borca karşılık olarak verildiği kabul edilmesine rağmen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken, sabıkası bulunmayan sanık hakkında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye yeterli kanaat geldiği gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesine göre cezasının ertelenmesine karar verildiği halde katılanın bu suç nedeniyle zararının oluşmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, zararın giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle sanık aleyhine hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken doğrudan haksız elde olunan yararın iki katının esas alınması ve bu miktar üzerinden TCK’nın 62. maddesi uygulanmak suretiyle fazla adli para cezası tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.