YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8414
KARAR NO : 2017/14484
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, kasten yaralama, başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hümün temyiz incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 740 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 268. mad del. 267/1, 31/2 maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 67/2 ve 67/4 maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 12/12/2011 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan verilen cezanın miktarı itibariyle kesin olduğu anlaşılmış ise de; suça sürüklenen çocuğa atılı suçun yağma suçunu oluşturduğunun anlaşılması halinde, kasten yaralama ve hırsızlık eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirilip, yalnız yağma suçundan karar verilmesi gerekeceğinden, 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan verilen kararın da temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki …’nin tüm aşamalardaki tutarlı ifadelerinde, üst katta oturan ancak olay tarihinde evde olmayan amcasının evine çıkarak içerden ses gelmesi üzerine kapıyı tıklattığı, kapının açılmadığı ancak balkondan birinin atlayarak kaçtığını gördüğü, şahsın atladığı tarafa geçip, yan taraftaki evin alt katındaki bodrumda suça sürüklenen çocuğu gördüğü, bulunduğu yerden çıkmasını isteyince, suça sürüklenen çocuğun, müştekiyi cilt ve cilt altı kesisi oluşturacak mahiyette hayati tehlike yaratmayacak ve basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde kasten bıçakla yaraladığı, bu durumun Adli Tıp raporu ile de sabit olduğu, yine bıçağı müştekiye doğru sallayıp müştekinin geri çekilmesi üzerine kaçtığı, evden 150 TL para ile içi dolu kumbaranın çalındığı olayda suça sürüklenen çocuğun eyleminin silahla yağma suçunu oluşturmasına karşın yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.