Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2299 E. 2017/23963 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2299
KARAR NO : 2017/23963
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f, son, 168/2, 62, 51 ve 53. maddeleri gereğince, TCK’nın 204/1, 62, 51 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
…Otelcilik şirketinin yetkilisi olan sanığın, müşteki Mondi Yatak şirketinden almış olduğu mal karşılığında, keşidecisi müşteki … görünen Asya Finans’a ait keşide yeri bulunmayan, 03/03/2006 keşide tarihli, 14.904 TL bedelli çeki verdiği, müşteki şirket tarafından suça konu çek tahsil için bankaya ibraz edildiği ancak çekin karşılıksız çıkması nedeni ile ödenmediği, bunun üzerine başlatılan soruşturma neticesinde çek üzerindeki imzanın keşideci … eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanığın, “çek keşidecisi olan …’in arkadaşı olduğunu, ekonomik sıkıntıya girmesi üzerine … tarafından kendisine 10 adet çek verdiğini, bu çeklerden 7 tanesinin karşılığının bankada bulundurularak ödendiği, ancak son 3 çeki ödeyemediğini, bu çekler hakkında icra takibi başlaması üzerine …’in çekin çalındığını söylediğini” beyan etmesi ve … tarafından çalındığı iddia olunan çekler açısından her hangi bir yere resmi bir başvuru yapmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle sanığın bu savunmaları tanık …’e hatırlatılarak yeniden beyanlarının alınması, ayrıca ilgili bankadan …’e ait çek hesabından ödenen çekler ile bu çeklerin fotokopilerinin istenmesi ile sanığın savunmalarının doğru olup olmadığının araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre de,
a) 6762 sayılı TTK’nın 692. maddesi gereğince çeklerde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerektiği, aynı Kanun’un 693. maddesine göre ise keşide yeri gösterilmemiş olan çekin, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılacağı hükmü de dikkate alınarak, suça konu çekte keşide yeri ve keşidecinin ad ve soyadı altında da bir yer bulunmadığı, bu nedenle unsurları bulunmayan suça konu çekin özel belge niteliğinde bulunduğu, bu surette sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği gözetilmeksizin, unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlerin 3167 sayılı Yasası uyarınca verilmiş cezalardan ibaret olması, hükümden önce 20/12/2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırılıp, suç olmaktan çıkarılmış olması nedeniyle ve müştekinin zararının karşılaması da dikkate alınarak, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu değerlendirilerek, sanığın üstüne atılı suçlar yönünden 08/02/2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin” değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan elde olunan haksız yararın iki katı esas alınmak suretiyle ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.