YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4238
KARAR NO : 2017/10574
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı Toki tarafından üstlenilen …projesinden satın aldığı taşınmazın içerisinde sözleşmeye aykırı olarak trafo kaldığını ileri sürerek, trafonun kaldırılmasını yahut trafo nedeni ile oluşan m2 düşüklüğüne ve taşınmazın yeni durumuna uygun olarak aylık taksit bedelinin belirlenmesine, olmadığı takdirde HMK 107 kapsamında bedeli daha sonra belirlendiğinde artırılmak üzere 500,00 TL fazla ödenen bedelin faizi ile tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 6502 sayılı Yeni Tüketici Yasası döneminde açılan davada 2015 yılı Tüketici Hakem Heyetine başvuru sınırının üstünde olmayan dava değeri dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece dava değerinin temyiz sınırının altında kalması nedeni ile temyiz istemi ek karar ile reddedilmiş olup, ek karar süresinde davacı yanca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı yanla imzalanan sözleşmeye aykırı olarak taşınmazında bırakılan trafo kapsamında terditli istemde bulunmuş olup dava dilekçesinde dava değerini 500,00 TL olarak göstermiştir. 6100 sayılı HMK.nın 107. maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Davacı açıkça dava dilekçesinde davayı açarken ve dava değeri belirtirken HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açtığını belirtmiştir. Usulün açık hükmü karşısında mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.