YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/44381
KARAR NO : 2017/14294
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini, dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen ve seçimlik hareketli bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit niteliğindeki davranışların yanı sıra engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, hakkında işlem yapılmak amacıyla emniyete götürülmek üzere ekip aracına bindirilmesinden sonra sanığın, müştekinin hangi görevinin yapılmasına engel olmak için tehdit niteliğinde ifadeler kullandığı denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden ve sanığın eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinde yer alan tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Hayasızca hareketler suçundan hakkında işlem yapılmak amacıyla emniyete götürüldüğü sırada sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, Susurluk Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08/05/2013 tarih, 2012/125 esas, 2013/185 sayılı kararıyla sanık hakkında, hayasızca hareketlerde bulunma suçundan beraat kararı verildiğinin anlaşılmasına karşın, ilgili dava dosyasının onaylı örneğinin, temyize konu dava dosyasına eklenip incelenmesi sonucunda, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.