Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/5277 E. 2017/7836 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5277
KARAR NO : 2017/7836
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı, dış ticaret işlemi olarak kendi bulunduğu Almanya’dan davalının bulunduğu Türkiye’ye ihracat şeklinde satış yaptığını, satış bedellerinin gümrük işlemlerine esas belgelerde düşük gösterildiğini, davalının aradaki farkı daha sonra bir şekilde kendisine ödediğini ve ancak son zamanlarda aradaki farka ilişkin ödemeyi yapmamasından dolayı oluşan alacağını takibe koyduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sattığı mal bedellerini resmi faturalar üzerinden ödediğini, davacının iddia ettiği gibi bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacının taraflar arasındaki çifte faturalamadan (çifte fiyat uygulaması) kaynaklanan alacağının varlığının saptandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dayanağı olan davacı ticari kayıtlarının mahallinde incelenen ticari kayıtlar olmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan kayıtlar olduğu, önceki bozma ilamında ifade edilen 11.08.2005 tarihli faks içeriğinin davalı tarafından açıkça kabul edilmediği, davalının ticari defterlerinde gümrük işlemlerinde kullanılan ve davacı tarafça düşük bedelli olduğu iddia edilen faturaların kayıtlı olduğu anlaşılmakla, bilirkişi kurulunun varsayıma dayalı hesaplarına dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan davacı delilleri arasında yemin deliline dayanmış ise de, davacının alacağına dayanak vakıanın gümrük vergisi kaçakçılığı ve yine VUK.’na aykırılık suçlarını oluşturabileceği değerlendirildiğinde davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan gerekçeler bağlamında davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.