Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37596 E. 2017/28185 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37596
KARAR NO : 2017/28185
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, terditli olarak açtığı dava dilekçesinde 27.10.1992 tarihinde … Şeker Fabrikasında mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, 25.11.1992 tarihinden itibaren iş yerindeki yetkili sendika olan Şeker İş Sendikası üyesi olup toplu iş sözleşmesindeki haklardan yararlandığını, 02.08.2007 tarihinden itibaren de 5620 sayılı Kanundan yararlanarak iş yerinde kadrolu sürekli işçi olarak çalışmaya devam ettiğini ve halen çalışmakta olduğunu, dava tarihi itibariyle günlük brüt 54,10 TL ücret aldığını, kendisi ile aynı konumda olan (sürekli kadrolu işçi) …’nin günlük brüt 63,31 TL, benzer konumda çalışan ünvansız- müteferrik-daimi işçi Erol Yılmaz’ın günlük brüt 70,37 TL ücret aldıklarını, örnek olarak gösterilen diğer iki işçi aynı yada benzer işleri yapmalarına rağmen işveren tarafından kendilerine farklı ücretler ödendiğini, işverenin eşit davranma ilkesine aykırı uygulama yaptığını ileri sürerek, öncelikle;
A- 2007 yılı ve öncesinde aynı işi yapan daimi işçi ücretleri ile geçici işçi ücretleri arasında farklılık yaratan davalı işverenin yarattığı bu farklı ücret uygulamasının yasaya aykırı olduğunun ve davacının ücretinin de daimi-müteferrik-ünvansız işçi ile eşit olması ve dava tarihi itibariyle günlük brüt ücretinin 70,37 TL’ye yükseltilmesi gerektiğinin tespitine, önceki yıllarda da aynı oranda yüksek ücret alması gerektiğinin tespitine karar verilmesini,
Yine 5620 sayılı Kanun ile geçici işçilikten sürekli kadrolu işçiliğe geçirilen işçilerden bir kısmına işverence bölüm değişikliği yaptırılıp, sınav açılarak daimi kadrolu işçiler gibi ücret ödenmesi nedeniyle yaratılan eşitsizlikten dolayı davacının en azından daimi-müteferrik-ünvansız işçilerin konumunda olduğunun ve ücretinin de dava tarihi itibariyle günlük 70,37 TL’ye yükseltilmesi gerektiğinin ve önceki yıllarda da aynı oranda yüksek olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini,
Bu haklı sebeplerle dava tarihinden geriye doğru eksik ödenen ücretlerine mahsuben 1.500,00 TL ücretin davalı işverenden en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte alınmasına karar verilmesini,
Yine kanuna aykırı bu uygulama sebebiyle toplu iş sözleşmesindeki sosyal hak ve ödemelerden yararlandırılmayan ya da eksik yararlandırılan davacının bu haklardan daimi-müteferrik işçi gibi yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile bu alacaklara ilişkin olarak da 500,00 TL’nin davalı işverenden hakediş tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte alınmasına karar verilmesini,
B-Yukarıda belirtilen istemler kabul edilmediği taktirde ise;
Davacı ile aynı konumda 2007 yılı öncesinde geçici işçi, 2007 yılı sonrasında sürekli-daimi işçi statüsünde çalışan ve aynı işi yapan işçiler arasında yaratılan farklı ücret uygulamasının da yasaya aykırı olduğunun ve ücretlerinin- sosyal haklarının eşit olması gerektiğinin ve davacının ücretinin dava tarihi itibariyle günlük brüt 63,31 TL’ye yükseltilmesi gerektiğinin tespitine ve önceki yıllarda da aynı oranda yüksek ücret alması gerektiğinin tespitine karar verilmesini,
Bu sebeple davacının dava tarihinden geriye doğru eksik ödenen ücretlerine mahsuben 1.500,00 TL ücretin en yüksek banka mevduat faiziyle, birlikte davalı işverenden alınmasına karar verilmesini,
C-Davalı işveren tarafından yukarıda belirtilen her iki durum sebebiyle aynı işi yapan eşit koşullara sahip işçiler arasında farklılık yaratarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca eşit davranma ilkesine aykırı ücret uygulaması sebebiyle 500,00 TL eşit davranmama tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacıya 5620 sayılı Kanun ve toplu iş sözleşmeleri gereğince hak ettiği tüm ücret ve sosyal hakların eşit şekilde ödendiğini ve davacının hiçbir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazları incelenmeksizin, terditli olarak açılan davada öncelikle davacının ilk talebi incelenerek değerlendirme yapılması, ilk talebinin yerinde bulunmaması halinde ikinci talebinin incelenmesi ve ilk talep yönünden ret kararı verilmesi, tüm talepler yönünden davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacağı bulunup bulunmadığının denetime elverişli bir bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve fark alacağı bulunduğunun anlaşılması halinde de bu durumun ayrımcılık tazminatına hükmedilmesini gerektirip gerektirmeyeceği hususunun yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekirken; denetime elverişsiz bilirkişi raporları ile denetime elverişsiz şekilde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, davacının ilk talebi reddedilmiş, ikinci talebi yönünden aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının işyerinde mevsimlik işçi olarak çalışırken 01.08.2007 tarihinde daimi kadroya alındığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık dışıdır. 5620 sayılı Kanun’un 2/11. maddesinde “Birinci fıkra hükümlerine göre geçici iş pozisyonlarından sürekli işçi kadrolarına geçirilmiş olmalarından dolayı, bu işçilerin mevcut ücret düzeylerinde ve diğer malî ve sosyal haklarında artış yapılamaz ve ücret skalaları değiştirilemez. Bu işçilere sadece 2007 yılı ve sonraki yıllardaki toplu iş sözleşmeleri ile belirlenecek genel ücret artışları uygulanır” şeklinde kurala yer verilmiştir. Davalı işveren de sözü edilen hükme göre daimi kadroya alınma sırasında davacının ücretinde artışa gitmemiştir. Ancak dosya içinde yer alan sicil kartı ve bilirkişi raporuna göre toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği sonraki ücret artışları uygulanmıştır. Bu itibarla yine bilirkişi raporunda saptandığı üzere davacı işçi yönünden işveren uygulaması, sözü edilen kanun ve toplu iş sözleşmesi hükümleri ile uyumludur.
Davalı işveren bu davada emsal olarak değerlendirilen üç işçi yönünden de aynı uygulamayı yapmış ve 01.08.2007 tarihinde daimi kadroya alınma esnasında ücret artışı yapmamıştır. Sözü edilen üç işçi yönünden dosya içinde yer alan personel sicil kartı bilgilerine göre toplu iş sözleşmesi ücret artışları davacı işçi ile paralel şekilde yapılmıştır.
Davacı işçi ile emsal olduğu belirtilen üç işçi arasındaki tek fark, diğer işçilerin işe giriş tarihi sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Davacı işçi 1992 tarihinde işe girdiği halde emsal alınan diğer işçilerden ikisi 1984 yılında, biri ise 1989 yılında işe girmişlerdir. Davacıya emsal olduğu belirtilen her üç işçinin de işe giriş tarihi davacıdan daha önce olduğu için kıdeme bağlı olarak yevmiyeleri davacıdan daha yüksektir. Daimi kadroya alınma anında davacının yevmiyesi 44,35 TL iken diğer üç işçinin ise 51,89 TL’dir. Davalı işveren daimi kadroya alınma anında ücret artışı yapmamış, daha sonra toplu iş sözleşmesi ücret artışları her bir işçi yönünden almakta oldukları ücretlere uygulanmıştır. Bu yüzden davacı işçi ile aynı işi yapan işçiler arasındaki ücret farkı devam etmiştir. İşyerinde çalışan ve aynı işi yapan işçilerin ücretlerinin kıdeme bağlı olarak farklılık göstermesi eşitlik ilkesine aykırılık olarak değerlendirilemez. Bu yüzden davacının yevmiyesinin emsal işçilere göre tespiti ile fark alacaklara karar verilmesi talebi yersizdir.
Davacı işçi ile benzer konumda olan Duran Arslan adlı işçinin aynı yöndeki talepleri bakımından Mahkemece verilen red kararı, adı geçen işçinin temyizi üzerine Yargıtay tarafından onanmıştır (Yargıtay 22. H.D. 13.06.2013 gün, 2012/ 25029 E, 2013/ 4288 K.).
Davacı işçinin yevmiyeleri, işe giriş tarihine göre toplu iş sözleşmesi ve kanuna uygun şekilde işverence ödenmiş olmakla, daha eski kıdeme haiz işçilerle aynı ücretin ödenmesi yönündeki talepleri değerlendirilerek ücret ve bir kısım alacak farkı ile ayrımcılık tazminatına karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece dava konusu isteklerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.