Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2017/7697 E. 2017/17032 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7697
KARAR NO : 2017/17032
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı kiracı hakkında kira alacağının tahsili için tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmediği gibi otuz günlük yasal süre içerisinde kira borcunu ödemediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı yasanın 4/1-a maddesine göre İcra Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı …nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re’sen gözetilmesi gerekir.
Davacı alacaklı tarafından haciz ve tahliye istekli olarak icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe süresinde itiraz edilmediği beyan edilmiş olup bu durumda davacının seçimlik hakkı bulunmaktadır. İsterse ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlayan ödeme süresi sonunda altı ay içerisinde İcra Mahkemesinden kesinleşen takip nedeniyle tahliye, isterse genel mahkemeden temerrüt nedeniyle tahliye isteyebilir. …nun 4.maddesi ile Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanı tanımlanırken 4/a fıkrası ile İİK.na göre ilamsız icra yönünden tahliyeye ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bakılacağı belirtilmektedir. Bu düzenlemeye göre de İİK.nun 269 ve devamı maddeleri gereğince icra mahkemesinde
açılacak davalar istisna olarak gösterilmiş, bunun dışındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan davalar yönünden Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı seçimlik hakkını kullanmak suretiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde genel hükümlere göre temerrüt nedeniyle tahliye davası açtığına göre işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.