Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/4201 E. 2017/15603 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4201
KARAR NO : 2017/15603
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin Taliki veya İptali

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

İlama dayalı olarak başlatılan takipte borçlu vekili İcra Mahkemesinden, İcra İflas Kanunu’nun 68/son maddesine istinaden genel mahkemede dava açılmış olduğundan ve alacak henüz muaccel olmadığından icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, şikayetin 7 günlük yasal süre içerisinde yapılmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin 2014/17297 esas, 2015/1003 karar ve 5.5.2015 tarihli ilamıyla Mahkemece şikayetin esası hakkında karar verilmesi gerekirken usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin kabulüne, takip dosyasındaki 26.05.2015 tarihli memur işleminin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine;
2-6100 sayılı HMK’nun ”Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; Borçlunun şikayeti İcra İflas Kanunu’nun 68/son maddesi hükmüne göre dava açıldığından icra takibinin konusu olan borcun tehir olunacağına ilişkin olup, buna ilişkin talebin değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken şikayet konusu yapılmayan tehiri icra isteminin reddine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de Yasa da belirtilen istisnalar hariç icra mahkemesi kararları hakkında tehiri icra kararı verilemeyeceğinden bu yönden varılan sonuçta hatalıdır.
O halde Mahkemece, İcra İflas Kanunu’nun 68/son maddesine ilişkin talep ve UYAP üzerinden yapılan incelemede görülen dayanak ilamın düzeltilerek onanmasına ilişkin 12. Hukuk Dairesinin ilamları da nazara alınarak karar verilmesi için hükmün yeniden bozulması gerekmiştir. -//-
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüne ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine
27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.