Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/9094 E. 2017/14132 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9094
KARAR NO : 2017/14132
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza Muhakemesi Hukukunun temel prensiplerine göre ne kadar sanık varsa o kadar dava vardır, yine ne kadar suç varsa o kadar dava vardır buna göre şahsi veya fiili irtibat nedeniyle işlenen farklı suçlardan dolayı birlikte yargılama yapılmış ve bu suçlardan biri hakkında yapılan aleyhe temyizin diğer suç bakımından aleyhe temyiz sayılamayacağından bozma öncesi o yer Cumhuriyet Savcısının mala zarar verme suçu bakımından aleyhe temyizinin hırsızlık suçu bakımından aleyhe temyiz sayılamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçuna ilişkin olarak bozma kararı öncesi sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmadığı gibi TCK’nın 168. maddesinin uygulandığı ve hırsızlık suçuna ilişkin aleyhe temyiz de bulunmadığının anlaşılması karşısında; TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması ve TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasının kazanılmış hak oluşturacağının gözardı edilmesi suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine muhalefet edilerek fazla ceza tayin edilmesi
2-Tüm suçlara ilişkin olarak “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçuna ilişkin hüküm fıkrasına ‘‘1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle ve tüm suçlara ilişkin hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.