Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/13542 E. 2017/15102 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13542
KARAR NO : 2017/15102
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 10.10.2016 gün ve 2016/15997 Esas, 2016/13494 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

… A R A R

Asıl ve birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili, 25.09.2013 ve 10.10.2013 tarihlerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, takip borçlusu ile davacı arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını belirterek istihkak davalarının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı alacaklı vekili, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, borcun doğumundan sonra taraflar arasında alacaklılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak iş yeri devrine ilişkin sözleşme düzenlendiği ve bu sebeple davacı tarafça istihkak iddiasının kesin ve güçlü deliller ile kanıtlanmadığı, hacze konu adreste borçlu şirkete ilişkin sicil kayıtları, resmi senetler ve faturalar bulunduğu, davalı borçlu şirketin alacaklıdan mal kaçırma amacı ile davacı şirket ile birlikte muvazaalı olarak hareket ettikleri, hacizli menkuller yönünden yasal karinenin aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 10.10.2016 gün, 2016/15997 Esas, 2016/13494 Karar sayılı ilamı ile temyize konu mahcuzların değerinin temyiz sınırının altında kaldığından bahisle davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, bu karara yönelik davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Asıl ve birleşen dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Asıl davanın konusu mahcuzların değerinin 3500 TL, birleşen davanın konusu mahcuzun değerinin ise 25.000 TL olduğu görülmekle, asıl dava bakımından karar düzeltme itirazlarının reddine,
2-Birleşen dava bakımından ise davanın konusu mahcuzun değerinin 25.000 TL olması sebebiyle, 10.10.2016 tarihli temyiz dilekçesinin reddi kararının kaldırılmasına karar verilerek birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Birleşen dava bakımından mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Öncelikle 14.08.2013 tarihli taşınmaz alım-satımına ilişkin takip borçlusu ve davacı 3. kişinin ticari defter ve banka kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, akabinde 15.08.2013 tarihli dekontun ilgili kısmındaki “prj ödm” ibaresinin ne olduğu konusunda taraflardan açıklama istenmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması, takip borçlusunun davaya dayanak takiplerden başka takip dosyalarının bulunup bulunmadığının taraflara sorulması ve mutad vasıtalarla bu hususun araştırılması, 3. kişi ile takip borçlusu şirketin … kayıtlarının da celbedilerek bu şirketlerde çalışan kişiler bakımından aralarında bağlantı bulunup bulunmadığının da belirlenmesi ve neticede bu araştırma ve inceleme sonucu elde edilen bilgiler ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen dava bakımından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilinin asıl dava dosyası bakımından, karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava dosyası bakımından Dairemizin 10.10.2016 gün, 2016/15997 Esas, 2016/13494 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddi kararının kaldırılarak yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ve istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.