Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3300 E. 2017/6111 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3300
KARAR NO : 2017/6111
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/12/2015 tarih ve 2014/989-2015/854 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinin 18.01.2010 tarihinde elektrik kontağından çıkan yangın sonucu uğradığı hasar bedelinin usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 15.000 TL’nin olayın meydana geldiği tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 22.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 164.644,87 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, yangının şüpheli bulunduğunu, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturaların gerçek olup olmadığının değerlendirilmesi için ilgili şirketlere yazılan yazılar kapsamında faturaların gerçek olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu emtianın davacıya ait depoya sığacağının belirlendiği, davacıya ait iş yerinde meydana gelen yangın sonucunda toplam 164.644,87 TL zararın meydana geldiği, bu zarardan davalının sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 164.644,87 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 11.04.2010’den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin 23.01.2014 tarihli, 2012/10479 E., 2014/1477 K. sayılı bozma ilamı uyarınca, davacı defter ve kayıtlarının sağlıklı tutulmadığı, sadece anılan defterlere göre stoklarda bulunan mal miktarının belirlenemeyeceği, öncelikle davacının deposunda bulunan malları satın aldığını ispatlamak amacıyla sunduğu faturalarda belirtilen şirketler nezdinde inceleme yapılarak bu faturaların sahte olup olmadığının belirlenmesi, daha sonra dava konusu deponun bulunduğu yerde keşif icra edilerek deponun bulunduğu yer ve fiili koşullar gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyularak davacının deposunda bulunan malları satın aldığını iddia ettiği bir kısım şirketlerden ve kişilerden sorularak faturaların gerçek olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece yapılan değerlendirme eksik incelemeye dayalı olup dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Mahkemece yazılan müzekkereye dava dışı şirketler ve diğer kişilerce verilen cevapların davacı tarafın sunduğu fatura konusu miktarda mal alımı yapıldığını tam olarak göstermediği gibi kimi müzekkereye sadece ticari ilişkinin olduğu şeklinde cevaplar verildiği; ayrıca davacının fatura konusu mal aldığını iddia ettiği … … Ltd. Şti’ye davacı ile arasında fatura konusu ticari ilişkinin olup olmadığının sorulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, rizikonun gerçekleştiği tarihte iddia olunan miktarda malın işyerinde bulunduğunu ispat külfetinin TMK’nin 6. maddesi gereğince davacıda olduğu da gözetilerek, stokta olduğu ileri sürülen mallarla ilgili sunulan faturalara dair irsaliyelerin temini ile, iddia edilen miktarda malın işyerinde bulunmasının mümkün olup olmadığının tesbiti, delil olarak ibraz edilen firmalara ait faturalarda gönderilmek suretiyle bu faturalara ait KDV beyannamelerinin verilip verilmediği, Mükellef Hizmetleri KDV …’nce bu firmalarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması, dava dışı … Ltd. Şti’ye davacı ile arasında iddia edilen fatura konusu ticari ilişkinin olup olmadığının sorulması ve davacının delil olarak ibraz ettiği mal alım faturalarının gerçek alımları yansıtıp yansıtmadığı üzerinde yeterince durulup oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi; Dairemizin bozma ilamının birinci bendi gereğince sair hususlara yönelik davalı temyiz itirazları reddedilmiş olduğundan 12.246,76 TL yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğundan bu husus dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.