YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/21678
KARAR NO : 2017/23652
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, sahibinden.com isimli internet sitesine ilan vererek suça konu … marka aracı satışa çıkardığı, mağdurun ilanda belirtilen telefon numarasını aradığında kendisini … olarak tanıtan şahısla pazarlık yapıp 19.000,00 TL’ye satışa çıkartılan aracı 17.500,00 TL’ye satın almak üzere anlaştıkları, kendisini … olarak tanıtan sanığın oğlunun icralık olduğunu, acilen para yatırması gerektiğini söyleyerek gösterdiği hesap numarasına mağdurun 1.300,00 TL para yatırmasını sağladıktan sonra telefonlara çıkmadığı olayda; mağdurun suça konu parayı havale ettiği hesap numarasının sanığa ait olması ve sanığın savunmasında da söz konusu parayı kendisinin çektiğini kabul etmesine rağmen, mağdurun telefonda görüşüp aracın satışı konusunda anlaştığı kişinin isminin … olduğunu, beyan etmesi, ilanın verildiği internet sitesine temyiz dışı sanık …’ın işyerinden bağlanılmış olması, sanığın savunmasında bankadan çektiği parayı temyiz dışı sanık … ‘a verdiğini beyan etmesi karşısında sanık ile temyiz dışı sanığın birbirlerini suçlayan savunmalar dışında maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması için gerek mağdurun soruşturma aşamasında kollukta beyan ettiği, ilanda belirtilen … gerekse daha sonra kendisini … olarak tanıtan şahsın bana ulaşamazsan oğlumun numarası diyerek verdiği … numaralı hatların kime ait oldukları ve olay tarihinde bu numaralara ait arayan aranan numaraları gösteren bilgilerin temin edip, gerekirse fiilen söz konusu numaraları kimin kullandığını tespit etmek için arayan-aranan listesindeki kişilerin tanık olarak beyanlarının alınıp sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanığın, üzerine atılı eylemin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde TCK’nın 157/1 maddesi gereğince basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2- Sanığa yüklenen mahkûmiyetine karar verilen dolandırıcılık suçunun mahkemece TCK’nın 157/1 maddesine muhalefet olarak kabul edilmesi karşısında, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
3- Sanığın, savunmasında temyiz dışı sanık …’a mağdurun parasını ödemesini söylediğini, parasının olması durumunda kendisinin de zararı gidermek istediğine yönelik beyanı karşısında pişmanlığını ortaya koyduğu gözetilip TCK’nın 168/2. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.